Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2009/16618 E. 2015/267 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/16618
KARAR NO : 2015/267
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
02.12.2008 tarihinde tefhim edilen hükmün, süresinden sonra 15.12.2008 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
B) Sanıklar hakkındaki Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesi:
Cumhuriyet savcısı tarafından süresinden sonra 16.01.2009 tarihinde yapılan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
C) Sanıklar …, … ve … haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanıklar … ve …’ın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma fiilini değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiği ve eylemlerinin TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suçu oluşturması nedeniyle, bu sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddenin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri ve aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan CMUK’nm 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun‘un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, YTL olarak hükmolunan adli para cezalarının TL’ye dönüştürülmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.