YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/696
KARAR NO : 2015/8632
KARAR TARİHİ : 21.05.2015
Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekilince 05/06/2008 tarihli dilekçe ile … Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü adına katılma talebinde bulunulduğu, aynı tarihli duruşmada “müşteki kurumun” davaya katılmasına karar verildiği, daha sonra, 08/08/2011 tarih ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlar bakımından… Bakanlığı’nın yetkili kılındığı, sözü edilen Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girmesiyle …Bölge Kurulu Müdürlüğü arşivinde bulunan tabiat varlıkları ve doğal sit alanlarına ilişkin dosyaların …’ne devredildiği, böylece … Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü bünyesinde görev yapan hazine vekillerince temsil edilen iki kurum arasında yetki devri gerçekleştiği, dolayısıyla, oluşan yeni durum nedeniyle … adına hazine vekili tarafından yeniden katılma talebinde bulunulması ve adı geçen kurumun davaya katılmasına karar verilmesi gerekmeyip, yetki devri öncesinde davaya katılan …Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün katılan sıfatının da …’ne geçtiğinin kabulü gerektiği değerlendirilerek, tebliğnamedeki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete’de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete’de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, … Koruma Kurulu’nun 19/05/1998 tarih ve 3148 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisinde mevcut yayla evinin çatısını 2005 yılı Temmuz ayında onardığı,…Belediye Başkanlığınca düzenlenen 14/10/1998 tarihli “hoparlör ilan zabıt varakası” na göre bölgenin sit alanı olarak tesciline ilişkin kurul kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiği gibi, sanığın da 25/04/2008 havale tarihli yazılı savunma dilekçesinde, ilçenin birçok kesiminin sit alanı içerisinde kaldığını bildiğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları ile “basit onarım” niteliği taşıdığı belirlenen izinsiz çatı onarımı fiili nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; bozma ilamına uyulup uyulmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaksızın, 6498 sayılı Kanun değişikliğinin hatalı yorumlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.