YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6159
KARAR NO : 2015/9385
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamından, davacının ziraat odası kaydına istinaden 10.04.2009-12.11.2009 tarihleri arasında, 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında tarım sigortalısı olarak tescil edildiği, ancak, 31.07.2013 tarihine kadar düzenli prim ödemelerinin bulunduğu, işbu dava ile 10.04.2009-31.07.2013 dönemi hakkında talepte bulunulduğu, mahkemece, davacının davaya konu dönemde herhangi bir ürün teslimatının ve bundan kaynaklanan prim kesintisinin bulunmadığı, yine tarım kredi kooperatiflerinde kaydının bulunmadığı ve herhangi bir tarımsal kredi de kullanmadığı, böylece zorunlu tarım bağkur sigortalısı olmasını gerektirecek şekilde aralıksız olarak tarım işi ile uğraştığına ve geçimini tarım işinden sağladığına dair yeterli ve somut delil elde edilemediği, ev hanımı olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de;
5510 sayılı Kanunun 50. maddesinin “isteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye’de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından;
a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak,
d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak, şartları aranır.” hükmü ile 51. maddenin, sigortalılığın, isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi ödenmiş son günü takip eden günden, aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden veya ölen
sigortalının ölüm tarihinden itibaren sona ereceğine yönelik hükmü ve 52. maddenin 3. fıkrasının “Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89’uncu maddenin ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz.” hükmü gözetilerek, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında yazılı talep olmasa bile yapılan ödemelerin isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği gözetilerek, davacının 10.12.2010 tarihinde yaptığı prim ödemesinin, yazılı talep olmasa bile isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği gözetilmeli, ihtilaf konusu dönemde isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre belirlenmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davacıya iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.