Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/26424 E. 2015/5186 K. 19.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26424
KARAR NO : 2015/5186
KARAR TARİHİ : 19.03.2015

Mahkemesi : İş Mahkemesi

Dava, çakışan sigortalılık nedeniyle davalı Kurum tarafından 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesi kapsamında tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile bu sürelerde 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmetine üstünlük tanınması ve 26.03.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davacının 05.06.2008 tarihinden sonrasına ilişkin 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesi kapsamında sigorta prim borcu olmadığının tespitine, 01.04.2009 -28.02.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık olduğunun tespitine, 01.03.2011 – 12.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmanın kurum tarafından 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında kabul edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, yaşlılık aylığı şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Barış Kılıç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları açısından; her ne kadar mahkemece, yaşlılık aylığı şartları oluşmadığından bahisle, bu talebin reddine karar verilmiş ise de; davacının temyiz aşamasında sunmuş olduğu 5434 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının dosya içerisinde mevcut olmadığı ve mahkemece bu sürelerin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınmadığı anlaşılmakla, davacının 5434 sayılı Yasa kapsamında şahsi sicil dosyası celbedilip, tahsis koşulları buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.