YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15597
KARAR NO : 2016/1135
KARAR TARİHİ : 28.01.2016
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat .. tarafından, davalılar … ve diğeri aleyhine 16/01/2013 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların arazilerini kendilerinden temin ettikleri su ile suladıklarını, sulanan araziler ile borç miktarının muhtarlıkta askıya çıkarılmasına rağmen bu listelere itiraz edilmediğini, ancak sulama ücretinin de ödenmediğini belirterek bu borcun tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, .. oturduklarını ve listelere bu yüzden itiraz edemediklerini, .. tarlaların kendilerine miras yolu ile geçtiğini, dava konusu borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların hizmet alabilmek için birlik tüzüğüne göre sözleşme imzalamalarının zorunlu olduğu, ancak böyle bir sözleşme düzenlenmediği gibi davalıların sulama hizmetinden faydalandıklarına ilişkin bir belge de sunulamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Dosya kapsamından; davalıların davacı birliğin faaliyet sahası içerisinde miras yolu ile edindikleri taşınmazların bulunduğu, davalılardan …’ın kendi taşınmazlarını diğer davalı …’a devrettiğini beyan ettiği ve … tarafından da bu beyanın doğrulandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca çiftçi kayıt sistemi belgelerine göre belirli dönemlerde davalılardan … tarafından .. ilçesi sınırları içerisinde sulu tarım yapıldığı anlaşılmakatdır.
6217 sayılı.. 19. maddesine ve davacı birlik tüzüğünün 59. maddesi gereğince birlik üyesi olmayan su kullanıcıları da sulama ücretinden sorumludur. Mahkemece bu düzenlemeler gözetilerek, davacının sulama ücreti istediği taşınmazların söz konusu dönemlerde davalılardan hangisi tarafından kullanıldığı ya da birlikte kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalıdır. Buna göre davalıların sorumlulukları ve alacak kapsamı belirlenerek hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca dava alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın itirazın iptali davası şeklinde değerlendirilmesi de doğru değildir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.