Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2013/9941 E. 2015/25968 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9941
KARAR NO : 2015/25968
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK’nun 63. maddesi uyarınca hükmolunan cezasından mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanığın, ”resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK’nun 53. maddesinin tatbikine ilişkin paragraf hükümden çıkartılarak yerine “TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yeralan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilmeye, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” şeklinde bir paragraf yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanığın “başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı TCK’nun 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlediği bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması ve onun hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olması gerektiği cihetle, somut olayda, 29.10.2009 tarihli yakalama ve arama tutanağından anlaşıldığı üzere, uyuşturucu madde satışı yapıldığı ihbarı üzerine sanığın bulunduğu araçta ve sanığın üzerinde arama yapıldığı, sanığın elinde bulunan poşet kontrol edildiğinde gazete kağıdına sarılı vaziyette esrar elde etmeye elverişli hint keneviri olduğu sanılan yeşil renkli bitki kırıntıları ele geçirildiği, sanığın suça konu sahte kimliği kullanarak kendisini … olarak tanıtıp …’ı uyuşturucu madde kullanma, bulundurma veya ticareti suçunun faili olarak gösterdiği; olayın akabinde sanığın evinde arama yapılmasına karar verilip kapıyı açan eşinin sanığa ismi ile hitap etmesi üzerine sanığın gerçek kimliğinin ortaya çıkması söz konusu ise de sanığın gerçek kimliği belirlenmeden üzerinden uyuşturucu madde çıktığında kendisini kardeşi … olarak tanıtması sebebi ile sanığın iftira suçunu işlediği sabit olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Sanığın üzerinde bir miktar hint keneviri ele geçirilmesi üzerine kendisini kardeşi … olarak tanıtıp evinde arama yapılacağı sırada eşinin kendisine ismi ile hitap etmesi üzerine sanığın gerçek kimliğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini içeren TCK’nun 269/1. maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığının tartışılması gerekliliğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.