YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19296
KARAR NO : 2015/8750
KARAR TARİHİ : 22.05.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 6.328,10 TL maddi ve 12.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı vekilinin 30.10.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda müvekkili hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan… Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/52 Esas – 2009/150 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) adam öldürme suçundan tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında TCK’nın 25/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 06.08.2009 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 30.10.2009 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, davacı hakkında tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dosyasında yapılan yargılama sonunda eyleminin meşru savunma sınırları içinde kaldığı değerlendirilerek TCK’nın 25/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesinde yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen hukuka uygunluk nedeni bulunması halinde beraat kararı verileceğinin belirtilmesi karşısında davacının tazminata hak kazandığı anlaşılmış olmakla;
Davacının, hakkında yapılan soruşturma sırasında üzerine atılı adam öldürme suçu nedeniyle tutuklandığı ve kanuna uygun olarak tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldığı, tazminat istemine konu olan ceza dava dosyasında davacı hakkında adam öldürme suçu nedeniyle beraat hükmü verildiği anlaşıldığından, davacının tutuklanmasına konu olan suçla ile ilgili olarak beraat etmesi nedeniyle CMK’nın 141. ve devamı maddelerinde aranan tazminat davası şartlarının gerçekleştiği, davacının beraat etmesi nedeniyle haksız yere tutuklu kaldığı ve bu nedenle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararla ilgili olarak bir karar verilmesi nedeniyle tebliğnamenin 1. paragrafında yer alan bozma düşüncesine, 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden ceza dava dosyası incelendiğinde; beraat hükmünün 06.08.2009 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşme şerhli beraat hükmünün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı, davanın ise 30.10.2009 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle tebliğnamenin 2. paragrafında yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yasal faizin tarih belirtilmeksizin talep edilmesi karşısında kabul edilen tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yerine talepten fazla olacak şekilde tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün 1. ve 2. bendinde faize ilişkin kısımlardaki “tutuklama tarihi olan 01.07.2008” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine, “dava tarihi olan 30.10.2009” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.