Danıştay Kararı 4. Daire 2016/12441 E. 2021/2059 K. 06.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/12441 E.  ,  2021/2059 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/12441
Karar No : 2021/2059

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Plastik Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle,vergi inceleme raporuna istinaden 2008/4. dönemi için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirkete fatura düzenleyen Aliağa Vergi Dairesi mükellefi … Plastik Kimya Petrol Ürün. İnş. Taa.Tic. Ltd. hakkındaki tespitler davacı adına düzenlenen faturaların, sahte olduğunun kabule yeterli olmadığından vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı; özel usulsüzlük cezasında ise, usulsüzlük eylemi bütün unsurlarıyla ortaya konulmadığı görüldüğünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonuçlarına varılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, … Plastik Kimya Petrol Ürün. İnş. Taa.Tic. Ltd. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile bu şirketin faturalarının sahte olduğunun somut bilgilerle tespit edildiği, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin indirim konusu yapılamayacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirket vekili tarafından, 2008/ 4. dönemi için tarh edilen, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile özel usulsüzlük cezası tarhiyatının hukuka aykırı olduğu, Mahkeme tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Temyiz konusu kararın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirket adına fatura düzenleyen, Aliağa Vergi Dairesi mükellefi … Plastik Kimya Petrol Ürün. İnş. Taa.Tic. Ltd. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu’nda özetle; şirketin 07/03/2007 tarihinden itibaren birincil formdaki plastik ve kauçuk toptan ticareti alım satımı faaliyetinde bulunduğu, 11/09/2012 tarihinde hisse devri yapıldığı, 2012/2 sonrası faaliyette bulunmadığı, tarh ve vedop sorgulaması üzerinden inceleme yapıldığı, iş yeri adresinde düzenlenen 12.03.2007 tarihli yoklamada 9 m² ofis olduğu, ambar, depo, ardiye, şubesinin ve işçisinin olmadığı, alışların …’den yapılacağının belirtildiği, 27/09/2010 tarihinde yapılan yoklamada 6 işçisinin olduğu, üretime yönelik faaliyetinin olmaması nedeniyle kapasite durumunun olmadığı, makinesinin olmadığı, 08/06/2011 tarihinde yapılan yoklamada 3 işçisinin olduğu, aynı adreste faaliyetine devam ettiği, iş yeri kirasının 277.00-TL olduğu, iş yeri mülkiyetinin Aliağa Belediyesine ait olduğunun tespit edildiği, defter tasdik bilgisinin olduğu, 2007-2008-2009-2010-2011 dönemlerine ait Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi beyanlarının olduğu,ödenmesi gereken vergi borcunun 112.827,73 TL olduğu ve bu borcun 72.081,29 TL sinin ödendiği, 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalandığı, bankalar nezninde yapılan araştırmalara göre, ödemelerin bir kısmının bankalar üzerinden yapıldığı, ancak aynı gün paraların geri çekildiği, hesap ödemelerinin tamamına yakınının internetten gelen havale ve gelen havalenin aynı gün nakit çekimi veya tekrar havale işlemi olduğu bu şekilde düzenlenen sahte fatura bedellerinin banka yoluyla yapıldığı izlenimi verilmeye çalışıldığı, şirket müdürü ve ortağının ifadesinde emtiaların gerçekten alındığı ve satıldığını beyan ettiği,mali müşavir …’nun ifadesinde, firmayı kuruluşundan bu yana tanıdığını, kuruluş işlemlerini yaptığını, ünvanında hammadde imalatı olmayan firmalara … şirketinin mal vermemeye başladığını, … Plastik…Ltd. şirketinin hammadde alan firmalardan mal almaya başladığını, alıcı ve satıcıyı bir araya getirerek komisyon alındığını beyan ettiği, mükellef kurumun emtia alım-satımında bulunduğu mükelleflerden … Plastik…Ltd. Şti. ve … Plastik…Ltd. Şti.nin karşıt incelenmesi sonucunda … AŞ’ den alışlarının düşük tutarda emtia alışları olup iş hacmiyle uyuşmadığı, kurumun 2008 yılından bu yana alışlarını gerçekleştirdiği … Plastik…Ltd. Şti., T.H. … Plastik…Ltd. Şti., … Plastik….Ltd. Şti., … Plastik ..Ltd. Şti, … Plastik…Ltd. Şti., … Petro Kimya Ürün…Ltd. Şti’ nin iş yeri adreslerinin de birbirine çok yakın olması, kendi aralarında alış satış yapmaları mümkünken İzmir Aliağa’da bulunan … Plastik…Ltd. Şti.’ nin aracı olarak kullanılmasının ticari ve teknik icaplara uymadığı, 2007-2008 dönemlerinde yapılan emtia alımlarının tamamına yakınının sahte fatura düzenleme nedeniyle VTR bulunan mükelleflerden yapıldığı, mükellef şirketin gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı sahte belge ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği ve kuruluşundan bu yana düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden,12.03.2007 tarihli yoklamada emtia alımlarının …’ den yapılacağının belirtilmesine rağmen yıllar itibariyle bu firmadan hiç alımının olmaması, emtia – hizmet alınan firmaların çoğu hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunması, bankadan yapılan bir kısım ödemelerin ise gerçek faaliyetlerini gizleme amacına yönelik olması hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup, kararın cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin kısmının, BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.