Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/13284 E. 2015/8783 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13284
KARAR NO : 2015/8783
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, duruşmanın 04.03.2014 günü saat 10.15’te yapılmasına karar verilip, duruşma tarihinden önce mahkemede hazır bulunan sanığın istemi üzerine 26.02.2014 tarihli birinci oturumda sanığın sorgusu yapıldıktan ve duruşmanın önceden belirlenen 04.03.2014 günü saat 10.15’e bırakıldığı sanığa tefhim edildikten sonra, “Her ne kadar mahkememiz dosyasının duruşması 04/03/2014 tarihine bırakılmış ise de dosyada eksik kalmadığından yargılama ekonomisi açısından dosya ele alındı resen celse açıldı.” şeklindeki yasal olmayan ibareye dayalı olarak, re’sen 26.02.2014 tarihinde ikinci oturumun açılmasına karar verilip, tayin olunan duruşma günü ve saatinden önce yargılamaya devamla, sanığın yokluğunda mahkumiyet hükmü kurularak, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan savunma ile adil yargılanma hakkına ve CMK’nın 193/1. maddesindeki, “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz…” hükmüne aykırı hareket edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1- Temel ceza belirlenirken, TCK’’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, kolluk ekiplerince yapılan yol kontrolünde durdurulan ve güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 194 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, almış olduğu alkol miktarına nazaran, suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak, alt sınır aşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza hükmedilmesi yerine, asgari hadden ceza tayini,
2- Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca sanık hakkında “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ayrıca denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.