Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2014/15074 E. 2015/466 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15074
KARAR NO : 2015/466
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık… hakkında mahkumiyet Sanıklar … ve … hakkında beraat

Katılan …’in duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek gereği görüşüldü:
I-Sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığının kabulü ile; sanık … hakkında ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan verilen beraat kararına yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık … hakkındaki beraat kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık… hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik katılan ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Sanıklardan …’in katılan ile evli olup ayrı yaşadıkları, müşterek çocuklarını uzun süre ayrı yaşamaları nedeniyle göremediğinden, çocuğu ile şahsi ilişki kurmak amacıyla dava açmak istediği ancak uzun süre yurt dışında bulunduğundan tek yumurta ikizi olan sanık …’i avukata verilmek üzere vekaletname çıkarması için yönlendirdiği, sanık …’in de 07/11/2006 tarihinde … Noterliğine müracaat ederek aralarındaki fiziksel benzerlikten faydalanmak suretiyle … adına vekaletname düzenlettirdiği, düzenlenen vekaletnamenin sanık… tarafından avukat olarak görev yapan sanık …’in bürosuna götürüldüğü, sahte oluşturulan bu vekaletname ile… Aile Mahkemesinde katılan aleyhine müşterek çocukla şahsi ilişki tesisi yönünde dava açılmasına sebep olunduğu iddiasıyla açılan kamu davasında;
Sanık…’in 16.10.2008 tarihinde emniyet müdürlüğünde verdiği ifadesinde kardeşi …’i arayarak kendisi adına avukata verilecek bir vekaletname çıkartmasını istediğini, olaydan haberdar olduğunu beyan etmesi, diğer aşamalarda da bu ifadesi ile kısmen örtüşen savunmada bulunması, belgenin sahte düzenlenmesinde de tek menfaati olan kişinin kendisi olması dikkate alındığında vekaletnamenin …’in isteği ve bilgisi dahilinde azmettirmesi sonucu kardeşi … tarafından düzenlettirildiği ve diğer kardeşi sanık … tarafından sanık Avukat … ile yapılan görüşme ve ibraz edilen sahte vekaletname uyarınca katılan aleyhine dava açıldığı anlaşılmakla; sanık…’e atılı suçun sübut bulduğu ancak eylemin 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesi gereğince gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturduğunun düşünülmemesi,
2-Sanık …’in vekaletnamenin sahte oluşturulmasında diğer sanıklarla baştan itibaren suç işleme iradesi ile hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan aleyhine delil bulunmadığından, TCK’nun 39. maddesi uyarınca ‘yardım eden’ sıfatı ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanık… müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.