YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14361
KARAR NO : 2015/23033
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik şikayetçinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Duruşmadan haberdar edildiği halde kamu davasına 1412 sayılı CMUK.nun 366. (5271 sayılı CMUK.nun 238) maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikayetçinin temyize yetkisi bulunmadığı cihetle, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanık hakkında, çalıştığı işyerinde şikayetçi adına sahte içerikli “… abonelik sözleşmesi” düzenletip telefon hattı çıkartmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada; sanığın savunmasında; kendisinin saha yöneticisi olarak seyyanen çalışan stand elemanlarının tanzim ettiği sözleşmeleri ve hazırladıkları belgeleri inceleyip, belgelerin tam olması halinde hat açılması için belgeleri aktivasyon için gönderdiğini, anılan sözleşmeyi de işyerinde çalışan … isimli kişinin düzenlediğini bu sebeple kendisinin sahtecilikten haberi bulunmadığını belirtmesi, dosyada bulunan abonelik sözleşmesi incelendiğinde sözleşmeyi düzenleyen kısımda satış yetkilisi olarak “…” isminin yer alması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi amacıyla “…” isimli kişinin sözleşmenin düzenlediği tarihte işyerinde çalışıp çalışmadığının araştırılması, bu kişiye ulaşılması halinde duruşmaya çağrılıp dinlenmesi, abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanığa ve bu kişiye aidiyetinin araştırılarak toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtildiği gözetilmeden, mahkemece “….. 5237 sayılı Yasanın 51/7. maddesi gereğince ertelenen cezanın tamamen infaz edilmesine” denilmek suretiyle infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.