Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/10920 E. , 2021/5001 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/10920
Karar No : 2021/5001
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : 1- … 2- …
3- … 4- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz konu mahkeme kararının uygulama imar planına ilişkin kısmının bozulması, parselasyon işlemine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, davacıların veraset yoluyla hissedarı oldukları İstanbul İli, Tuzla İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan, 09/01/2009 ve 26/04/2011 tarihlerinde tapuya tescil edilen parselasyon işlemleri ile Tuzla Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinde fiilen kullanılan iki katlı bir konut yapısının bulunduğu, taşınmazın dava konusu uygulama imar planında kısmen “konut alanı” kısmen “yol”da, dayanak nazım imar planında ise “konut alanı”nda kaldığı, uygulama imar planı ile taşınmazda üst ölçekli nazım imar planında bulunmayan 12 metre en kesitli bir yolun öngörülmesinin nazım imar planına aykırılık teşkil etmeyeceği, dolayısıyla uygulama imar planının dayanak nazım imar planına uygun olduğu, uygulama imar planı ile taşınmazda öngörülen 12 metre en kesitli yolun erişilebilirlik yönünden de gerekli bir yol olduğu anlaşıldığından dava konusu uygulama imar planında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı; dava konusu parselasyon işlemlerinde de dayanağı uygulama imar planı, dağıtım ilkeleri ve parselasyon tekniklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uygulama imar planı yönünden yapılan inceleme:
3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu imar planı revizyonlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan şekliyle 5. maddesinde, “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.” tanımlarına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerindeki tanımlardan anlaşılacağı üzere “planların kademeli birlikteliği” olarak da adlandırılan planlama hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Dolayısıyla uygulama imar planının da üst ölçekli nazım imar planına uygun olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen “yol” kısmen “konut alanı”nda, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise tamamen “konut alanı”nda kaldığı; yani dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile taşınmazda planlanan 12 metre en kesitli yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı anlaşılmaktadır.
Ulaşım sistemlerinin ve ulaşım problemlerinin çözümünün gösterildiği 1/5000 nazım imar planları hazırlanırken genişliği ve niteliği itibariyle 12 metre en kesitli imar yollarının bu planlarda da gösterilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, nazım imar planında gösterilmeyen 12 metre en kesitli yolun dava konusu uygulama imar planında gösterilmesinin uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu uygulama imar planının 12 metre en kesitli yola ilişkin kısmında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince dava konusu uygulama imar planının taşınmazda 12 metre en kesitli yol planlanmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken davanın buna ilişkin kısmının reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Parselasyon işlemi yönünden yapılan inceleme:
Temyize konu mahkeme kararın parselasyon işlemine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın uygulama imar planına ilişkin kısmının oyçokluğuyla BOZULMASINA, parselasyon işlemine ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 05/04/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY (X): Uyuşmazlıkta, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın bir kısmının 12 metre en kesitli imar yolunda kaldığı, ancak bu yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Kanunun Tanımlar başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi en kesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.
Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim uyuşmazlığa konu “yol” un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı nazım imar planı paftasının incelenmesinden görülmekte olduğu gözetildiğinde, bu kapsamda özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu kapsamda, 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmeyen 12 metre en kesitli yolun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen gerekçeler de göz önüne alındığında, temyize konu kararın 12 metre en kesitli yola ilişkin kısmı yönünden söz konusu yolun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından anılan kararın bu kısmına karşı yapılan temyiz başvurusunun reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz katılmıyorum.