Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/8073 E. 2015/10112 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8073
KARAR NO : 2015/10112
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bursa 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlıkta davacı (Eğitim Hizmeti Sunan) ile davalı (Eğitim hizmeti alanın velisinin ölmesi nedeniyle yasal mirasçılarından) arasındaki uyuşmazlık Eğitim Hizmeti akdinden kaynaklanmakta olup, ihtilafa tüketici mahkemeleri bakacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasında uyuşmazlığın tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden tüketici mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı, davalının kardeşi Beria Kürklü’nün rahatsızlığı nedeniyle fiziksel ve bireysel eğitim hizmeti aldığını, eğitim aldığı bu dönemlere ilişkin olmak üzere 1.200,00.- TL bedelli faturanın davacı tarafından düzenlendiği, bu ücretin Beria Kürklü’nün babası olan İdris Kürklü’nün banka hesabına SSK İl Müdürlüğünce yatırıldığını, ancak İdris Kürklü’nün bu miktarı bankadan çekip davacı şirkete ödeme yapmadan ölmesi nedeniyle veraset kararına dayanarak davalı olan oğlu …’nün bu parayı çektiği halde müvekkili olan şirkete ödenmemesi nedeniyle davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Eldeki dosya yönünden davalının tüketici konumunda bulunmadığı, davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası niteliğinde olduğu gözetildiğinde uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 02/11/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.