Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/19412 E. 2015/29995 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19412
KARAR NO : 2015/29995
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine rücuen alacağa dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra dairesine yaptığı itirazda yetkiye ve borcun tamamına itirazda bulunduğu, takibin durdurulması üzerine alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kaldırılmasına hükmedildiği görülmektedir.
HMK.nun 19/2. maddesi uyarınca borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Somut olayda; icra takibinin… İcra Müdürlüğü’ nde başlatıldığı, muteriz borçlu vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu itiraz dilekçesinde, müvekkilin ikametgah adresinin …. olduğu, bu nedenle … İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini belirttiği, yetkili icra dairesini açıkça belirtmediğinden HMK’nun 19/2 maddesine uygun bir yetki itirazının bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle icra mahkemesince bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
İİK’nun 68/1. maddesi gereğince; takibine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK.nun 68/1. maddesinde yer alan, yetkili makamların düzenledikleri belgelerin ise takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK’ nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm gereklidir (İİK’nun 143/2, 105/1,251/1, gibi).
Somut olayda, alacaklının, hakkında yapılan ilamlı icra takibi nedeniyle borcun tamamının ödenmesi üzerine, ilamın diğer borçlusu olan muteriz borçludan alacağını rücuen tahsil amacıyla genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yaptığı anlaşılmaktadır.
Alacaklı … ile borçlu …’ in sorumluluğuna dair, ilamlı icra takibinin dayanağı olan…. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2006/33 E.-2009/125 K. sayılı ilamı, ilam gereği borcu ödeyen borçlunun, diğer ilam borçlusuna rücu edebileceği miktara ilişkin olarak, İİK’nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığından, alacaklı anılan ilama dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemez.
Buna göre, ilamın borçlularından olan alacaklının, ilam gereği ödemek zorunda kaldığı miktarın ne kadarı için ilamın diğer borçlusuna rücu edebileceği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece, itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

L.B.