Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4392 E. , 2021/1853 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4392
Karar No : 2021/1853
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Müdürlüğü
VEKİLLERİ : …
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından,
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan, Kamu Konutları Yönetmeliği’nin uygulanmasıyla ilgili esaslara ilişkin 29/08/2016 tarih ve 2016/12 sayılı Genelge’nin,
1. 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” cümlesinin,
2. Aynı maddenin üçüncü fıkrasının (A) bendinde yer alan; “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılanlardan, “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” ibarelerinin,
3. 20. maddesinde yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” şeklindeki düzenlemenin, iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Usul (ehliyet) yönünden; Sendikalarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca, “kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek” amacıyla kurulduğu, örgütlük alanında davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün de bulunduğu, dolayısıyla davalı idarede görev yapan Sendika üyelerinin hak ve menfaatlerini takibi yönünden bakılan davayı açmakta ehliyetli oldukları; esas yönünden ise; dava konusu Genelge’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ibare yönünden, Kamu Konutları Yönetmeliği’nde davalı idareye verilen yetkinin hakkaniyete uygun şekilde lojman türlerine göre sayı ve kontenjan belirlenmesine ilişkin olduğu, yapılan düzenlemenin, idare tarafından, görev tahsisli konut bekleyen personele dağıtım yapıldıktan sonra, dağıtılmayan lojman kalması halinde sıra tahsisli konut bekleyen personele dağıtım yapılması sonucunu doğurduğu, bu şekliyle sıra tahsisli konutlar yönünden üst normlarda bulunmayan kısıtlamaya yol açması nedeniyle; “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” şeklindeki düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin beşinci fıkrasında, yeterli sayıda görev tahsisli konut bulunmaması halinde, istekliler arasında (2) sayılı Cetvel’de belirtilen sıra esas alınarak, (4) sayılı Cetvel’de yer alan esaslara göre kendi aralarında puanlama yapılacağının belirtildiği, görev tahsisli konut bekleyenlere üstünlük tanınmak suretiyle, tahsis edilecek konut sayısı yönünden sabit ve somut bir miktar belirtilmeksizin yapılan düzenlemenin iptalinin gerektiği; 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendi yönünden, dava konusu düzenlemenin, görev tahsisli konutlardan “şube müdürü, teknik kariyerli APK uzmanı ve daire tabibi” görev unvanlarının yararlanmasına ilişkin 16/01/2007 tarihli davalı idare işleminin iptaline yönelik Ankara 3. İdare Mahkemesinin 06/05/2016 tarih ve E:2015/1853, K:2016/1840 sayılı kararını etkisiz kılmak amacıyla hazırlandığı, maddede belirtilen “birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürü” ifadesinin düzenlemeyi Kamu Konutları Yönetmeliği’ne uygun hale getirmediği, zira Yönetmelik eki (2) sayılı Cetvel’in 7. maddesinde, merkez teşkilatında görev tahsisli konut verilebilecekler yönünden sadece “birim müdürü” unvanına yer verildiği, “şube müdürü” unvanınına ise, yer verilmediği; dolayısıyla, idarece merkez teşkilatında “şube müdürüne” görev tahsisli konut verilebilmesi sonucunu doğuracak şekilde düzenleme yapılamayacağı; öte yandan, emsal bir davada Danıştay 8. Dairesince verilen 09/04/1997 tarih ve E:1996/2082, K:1997/1243 sayılı kararda, görev tahsisli konut tahsis edilebilecek unvanlar arasında sayılmadığından, şube müdürü unvanının görev tahsisli kadroları belirten Ek-1 sayılı listeden çıkartılmasına karar verildiği, keza diğer bir davada, .. İdare Mahkemesinin 09/10/2009 tarih ve E:2009/504, K:2009/1215 sayılı kararıyla, “şube müdürü” ve “daire tabibine” görev tahsisli konut tahsis edilemeyeceğine karar verildiği; aynı gerekçeyle dava konusu Genelge’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen, “teknik kariyerli APK uzmanı ve sorumlu tabipler” düzenlemesinin de hukuka aykırı olması nedeniyle iptalinin gerektiği, keza “mali hizmet uzmanı“ unvanına Yönetmelik eki (2) sayılı Cetvel’in 7/A maddesinde yer verilmediği; “DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” yönünden üst norm olan Yönetmelikte herhangi bir düzenleme bulunmadığı, personelin geçmiş görevi nedeniyle değil, tahsis esnasındaki görevi nedeniyle konut tahsisi yapılabileceği; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 9. maddesinde, Ek (2) sayılı Cetvel’de belirtilenlere, Cetvel’de belirtilen sıraya göre tahsis yapılacağının belirtildiği; 20. maddesi yönünden ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, idarelerin yargı kararları doğrultusunda 30 gün içerisinde işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur oldukları, her ne kadar, içtihatların birleştirilmesi kararlarının dışında yargı kararlarının benzer olaylara uygulanma zorunluluğu bulunmamaktaysa da, yargı kararı gerekçesinin idareler açısından bağlayıcı ve yol gösterici olduğu, eşitlik ilkesine aykırı şekilde, konu hakkında dava açmamış personel yönünden yargı kararları aksine işlem tesis edilmeyeceğinden, söz konusu maddede yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” şeklindeki ibarede hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Genelgenin; 9. maddesinin birinci fıkrası yönünden, Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, kamu konutlarının ne miktarda ve hangi oranda tahsis edileceğini belirleme yönünden yetkili makama takdir yetkisi verildiği, takdir yetkisinin Konut Tahsis Komisyonunca kullanılmasına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı; 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendi yönünden, anılan Yönetmeliğin eki (2) sayılı Cetvel’de, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 3. maddesine aykırı olmamak ve kuruluşların yetkili makamlarınca görevin nitelikleri göz önünde bulundurulmak şartıyla, anılan Cetvel’de sayılan görevlerle eşdeğerde ve en altta belirtilen görev unvanından aşağıda olmamak üzere, görev tahsisli konuttan faydalandırılmak üzere ek görev unvanlarının, her kuruluş için Cetvel düzenlenmek suretiyle, genelgeyle belirlenmesi konusunda idarelerine takdir yetkisi verildiği; aynı Yönetmeliğe ekli (2) sayılı Cetvel’de, birim müdürünün merkez teşkilatında, şube müdürü, baştabip ve uzman unvanının taşra teşkilatında yer aldığı; bu çerçevede, “Birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürleri, teknik kariyerli APK uzmanı, sorumlu tabipler, mali hizmet uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil daire başkanlığı ve bölge müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personellerin” , Yönetmelik’te belirtilen “eş değerde ve en altta belirtilen görev unvanından aşağı inilmemek suretiyle” belirlendiği, Yönetmeliğin (2) sayılı Cetvel’ine 15/01/1991 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı gereğince eklenen “avukat ve müfettiş” ibarelerinin, maddede yer alan unvanlar arasına yazılmak yerine, hiyerarşiye aykırı şekilde sona yazılması nedeniyle, dava konusu düzenlemenin, “eşdeğerde ve en altta belirtilen görev unvanından aşağı olmama şartı” yönünden hatalı şekilde değerlendirilmesine yol açıldığı; Kamu Konutları Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, ilgili Yönetmeliğin hazırlanmasında koordinatör görevi verilen Maliye Bakanlığına sorulması üzerine, Milli Emlak Müdürlüğünce Kurumlarına verilen 07/02/2017 tarih ve 4078 sayılı cevapta; her yeni unvan belirlendiğinde Yönetmelik ve Cetvellerinde yeniden düzenleme yapılması gerekmekle birlikte, bu sorunun kurum ve kuruluşların yetkili makamları tarafından, Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde unvan belirlenilmesi yoluyla çözümlenebileceği, avukat ve müfettiş unvanlarının ilgili maddede sayılan diğer unvanların astı veya üstü olmadığı, ilgili maddede yıllar itibarıyla belirlenen unvanların eklenmesi nedeniyle sıralama önceliğinin kaybolduğu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatında görev alan şube müdürü unvanının, Yönetmeliğin (2) sayılı Cetvel’inde yer alan, merkez teşkilatındaki “birim müdürü” ve taşra teşkilatındaki “şube müdürü, müdür” unvanlarıyla eşdeğer bir görev unvanı olarak değerlendirilebileceği ve daha alt sırada sayılamayacağı yolunda görüş bildirildiği; dolayısıyla, “birim müdürü” unvanının, Kurumlarının merkez ve taşra teşkilatındaki “şube müdürü, müdür” unvanıyla eşdeğer görev unvanı sayılması gerektiği; 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun’un 15. maddesinde, hiyerarşik kademeler ve birim unvanlarının belirtildiği, buna göre; bağlı kuruluşların merkez teşkilatlarının, genel müdürlük, daire başkanlığı, şube müdürlüğü, şeflik ve memurluk olarak, taşra teşkilatlarının ise, bölge müdürlüğü, şube müdürlüğü veya baş mühendislik ve şeflik ve mühendislik olarak yapılandırıldığı; Kurumlarının merkez teşkilatı şube müdürlükleri ile taşra teşkilatı şube müdürlüklerinin, Kurum yatırımlarının gerçekleştirilmesinde önemli pay sahibi oldukları, dolayısıyla, Kurumlarında esas hizmet birimi olan “şube müdürlüklerinin” Yönetmelik eki Cetvel’de belirtilen “birim müdürü” ile eşdeğer görev unvanı olduğunun kabulü gerektiği; dolayısıyla, “birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürü” şeklindeki düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı; keza, ilgili Yönetmelik’te merkez teşkilatında şube müdürüne yer verilmemesi nedeniyle, Kurumlarının (kurmay birim) olan merkez teşkilatında görevli şube müdürünün lojmandan yararlanma hakkı bulunmazken, kendisine bağlı (kumanda birim) olan taşra teşkilatındaki şube müdürüne görev tahsisli lojmanda oturma hakkı verilmesinin, Kurum içerisinde verimliliği olumsuz şekilde etkileyeceği, bu durumun özlük hakları yönünden zaten yetersiz durumda olan şube müdürlerinin mağduriyetine yol açacağı; merkez teşkilatında görev yapan, “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personelin” Yönetmeliğin ilgili Cetvel’inde belirtilen, tiyatro, opera ve balede görev yapan sanatçıdan veya savunma uzmanınından daha düşük görevde bulunduklarından söz edilemeyeceği; davacı Sendika tarafından “iç denetçi görev unvanı”nın iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda, iç denetçi unvanının Yönetmelik eki (2) sayılı Cetvel’de sayılan “avukat-müfettiş” görev unvanına eşdeğer olduğu yolunda tespitte bulunulduğu; mali hizmetler uzmanı kadro unvanının ise, 02/11/2011 tarih ve mükerrer 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin ekindeki (III) sayılı Cetvel’de iç denetçi görev unvanı ile aynı tabloda gösterildiği; 17/04/2006 tarih ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar eki (III) sayılı Cetvel uyarınca denetim tazminatı ödenen mali hizmetler uzmanının, aynı tazminatın ödendiği müfettiş, kontrolör, denetçi, uzman, denetmen eşdeğeri sayılması gerektiği; Teknik Kariyerli APK uzmanı ve sorumlu tabiplerin, Yönetmeliğin 7. maddesinin, (B) taşra teşkilatı bölümünde yer alan sorumlu tabip ve uzman görev unvanıyla eşdeğer olduğu; 20. maddesi yönünden ise, iptale yönelik yargı kararlarının 3. kişiler yönünden uygulanabilmesi için genel nitelikte hükümler içermesi gerektiği, kamu konutundan faydalanma hakkının şahsa bağlı bir hak olduğu ve verilecek yargı kararlarının 3. şahıslar yönünden uygulanmasına imkân bulunmadığı, öte yandan, kararın genel nitelikteki bir işlem hakkında verilmiş olması halinde, 3. kişiler hakkında da yargı kararı doğrultusunda işlem tesis edileceği, düzenlemenin bu kısımının davacı Sendika tarafından hatalı değerlendirildiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Genelge’nin 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” cümlesinin, üst normu olan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği’nde belirtilen tahsis usullerine aykırı şekilde, sıra tahsisli konut tahsisine imkân vermeyecek şekilde tüm konutların görev tahsisli konut olarak tespit edilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte olması; Genelge’nin 20. maddesinde yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” düzenlemesinin aynı konu hakkında verilmiş yargı kararlarının emsal olarak uygulanmayacağı şeklinde anlaşılmaya elverişli olması ve yargı kararlarının bertaraf edilmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte bulunması nedeniyle iptallerine karar verilmesi gerektiği; öte yandan, düzenleyici işlem niteliği olan Genelgeler, bir üst norm olan Yönetmeliklere aykırı düzenlemeler içeremeyecekleri ve bu normlarda yer alan düzenlemeleri aşar nitelikte kural getiremeyeceklerinden, dava konusu Genelge’nin üst normu olan Kamu Konutları Yönetmeliği’nin (2) sayılı Cetvel’inde, “şube müdürü, uzman ve adli tabip” “Taşra Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında belirlenmiş iken, bu Yönetmeliğe aykırı olarak anılan Genelge’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde, “Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları” unvanlarının “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, aynı bentte sayılan, “DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup, görevi değişen personel” ibaresi yönünden ise, anılan Yönetmeliğin 20. maddesinde, görev tahsisli kamu konutlarında tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği kurala bağlandığından, Yönetmeliğ’e aykırı şekilde düzenleme yapılması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı; aynı bentte sayılan “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri” ibaresi yönünden ise; 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile davalı Kurumun teşkilat yapısı, davalı idarenin açıklamaları ve dosya içerisinde bulunan Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 07/02/2017 tarih ve 4078 sayılı yazılarından, davalı idarenin merkez teşkilatı bünyesinde asıl hizmet birimlerinin şube müdürlüğü şeklinde teşkilatlandığı ve birim müdürlüğü kadro unvanının bulunmadığı anlaşıldığından, Kamu Konutları Yönetmeliğinin (2) sayılı Cetvel’inde tanınan yetki uyarınca, davalı idare yönünden, merkez teşkilatında birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürlerine görev tahsisli konut verileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası vekili tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan Kamu Konutları Yönetmeliği’nin uygulanmasıyla ilgili esaslara ilişkin 29.08.2016 günlü, 2016/12 sayılı Genelgenin 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” cümlesi ile 3. fıkrasının (A) bendinde “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılanlardan, “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” unvanlarının ve 20. maddesinde yer alan “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” düzenlemesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının; kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemek olduğu, “Kamu Konut Türleri ve Konut Tahsisi” başlıklı 3. maddesinde, kamu konutlarının tahsis esasına göre gruplandırıldığı, görev tahsisli konutların Yönetmelik’te belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlar olduğu, “Oturma Süreleri” başlıklı 4. maddesinde, görev tahsisli konutlarda görevin devamı süresince oturulabileceği belirtilmiş, 11. maddesinde, “Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar; Kanun’un yayımı tarihinden itibaren beş ay içinde, Maliye Bakanlığının koordinatörlüğünde, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Bayındırlık, Sanayi ve Teknoloji ve İmar ve İskan Bakanlıklarıyla müştereken hazırlanıp, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun ile verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan Kamu Konutları Yönetmeliği 23.09.1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış, 23., 26., 27. ve 28. maddeleri 1/7/1984 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş, “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2’nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usûl, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek olduğu, “Kamu Konutlarının Türleri” başlıklı 5. maddesinde görev tahsisli konutların Yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlar olduğu, “Kamu Konutu Özelliğini Kazanma” başlıklı 6. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili makamlarınca, mevcut konutlarının kamu konut türlerine göre belirlenip, bu amaçta kullanılmak üzere ayrımının yapılması ile bu konutların kamu konutu özelliğini kazanacağı, kamu konutlarının görev unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceğinin yetkili makamca saptanacağı, “Görev Tahsisli Konutların Tahsis Şekli” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, görev tahsisli konutların, Yönetmeliğe ekli 2 sayılı cetvelde belirtilenlere, cetveldeki sıraya göre, yetkili konut dağıtım komisyonu tarafından tahsis edileceği, “Konutlarda Oturma Süreleri” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda, tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği belirtilmiştir.
Söz konusu Genelgenin 9. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilen kısmında, “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” kuralına yer verilmiştir.
Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 6. maddesi ile idarelere tanınan yetki uyarınca konut tahsisleri yapılırken, personelin görev ve unvanları ile kamu konutu talep edenlerin sayısı birlikte değerlendirilmesi ve belirlenecek ihtiyaçların gözetilmesi gerekirken, iptali istenilen Genelge maddesi ile yapılan düzenlemenin, anılan Kanun ve Yönetmeliğin amacına aykırı olarak konutlar belirlenirken sıra tahsisli konut ayrımına olanak vermeyecek şekilde tüm konutların görev tahsisli konut olarak belirlenmesine yol açacak nitelikte bir düzenleme olduğundan hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Anılan Genelgenin 9. maddesinin 3. fıkrasının (A) bendinde “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri, Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” sayılmıştır.
Kamu Konutları Yönetmeliği’nin görev tahsisli konutlar başlıklı (2) sayılı Cetvelinde, “Bu Yönetmeliğin (3) Sayılı Cetvelinde gösterilen eşyalı görev tahsisli konut tahsis edilenler hariç, Kamu Konutları Kanununun 3 ncü maddesine aykırı olmaması şartıyla kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca personelin görevinin önemi, idareye yararlılığı, yetki ve sorumluluğu ile kilit görevde olması gibi özellikler gözönünde bulundurularak bu Cetvelde sayılan görev ünvanlarına eş değerde ve en altta belirtilen görev ünvanından aşağı inilmemek üzere görev tahsisli konut tahsis edilecek ek görev ünvanları tespit edilebilir. Kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca, bu Cetveldeki görev ünvanları sırası hiyerarşi ve görevin önem derecesi esas alınarak görev tahsisli konut tahsis edilecek görev ünvanları, her kurum ve kuruluş için bir cetvel halinde ayrıca düzenlenir ve genelge ile teşkilata duyurulur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6200 sayılı Kanun, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile davalı Kurumun teşkilat yapısı ve dosyanın incelenmesinden, DSİ Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatı bünyesinde asıl hizmet birimlerinin şube müdürlüğü şeklinde teşkilatlandığı ve birim müdürlüğü kadro/pozisyonu unvanının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarece merkez teşkilatında birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürlerine görev tahsisli konut verileceğine ilişkin yapılan düzenlemenin, idareye verilen yetki kapsamında yapılan bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığından düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Genelgenin aynı bendinde yer alan Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel unvanlarına gelince;
Anılan Yönetmeliğin (2) sayılı Cetvelinde, “uzman ve adli tabip” “Taşra Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmış olması, “Merkez Teşkilatında” sayılan unvanlar arasında ise “uzman ve tabib” unvanlarına yer verilmemesi ve söz konusu Yönetmelikte görevi değişen personele görev tahsisli konut tahsis edileceğine ilişkin bir düzenleme de olmaması karşısında Genelgede bu unvanların “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmasında üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır.
Davanın, anılan Genelgenin 20. maddesinde yer alan “……. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” cümlesine gelince;
Anayasa’nın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddelerinde, yargı kararlarının uygulanması zorunluluğu belirtilmiş, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu hüküm altına alınmış olması karşısında iptali istenilen cümlenin mahkeme kararlarının emsal olarak uygulanmaması sonucunu doğuracağından, bu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle, davaya konu Genelge’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendindeki Merkez Teşkilatında görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılan “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri” ibaresinin iptali isteminin reddi, aynı Genelge’nin davaya konu diğer kısımlarındaki düzenlemelerin ise iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca, bölge müdürlüklerinde yapılan incelemelerde, Genel Müdürlüklerine intikal ettirilen şikayetlerde ve yıl sonunda Bölge Müdürlükleri tarafından Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına gönderilen konut durum çizelgelerinin tetkikinde, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği hükümlerinin, idarelerinin Genel Müdürlük ve Bölge Müdürülüklerince farklı şekilde uygulandığından bahisle, “Kamu konutları uygulamaları” konulu, 29/08/2016 tarih ve 2016/12 sayılı Genelge yayımlanmıştır.
Bunun üzerine söz konusu Genelge’nin ilgili kısımlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 11. maddesinde; “Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar; Kanun’un yayımı tarihinden itibaren beş ay içinde, Maliye Bakanlığının koordinatörlüğünde, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Bayındırlık, Sanayi ve Teknoloji ve İmar ve İskan Bakanlıklarıyla müştereken hazırlanıp, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’la verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan ve 23/09/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 2. maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek olduğu belirtilmiştir.
Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Kamu konutlarının türleri” başlıklı 5. maddesinde kamu konut türleri sayılmış, maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde; Görev Tahsisli Konutlar, “Yönetmeliğe ekli (2) sayılı cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik ekinde yer alan, “Görev tahsisli konutlar” başlıklı (2) sayılı Cetvel’de ise; “Bu Yönetmeliğin (3) sayılı Cetvelinde gösterilen eşyalı görev tahsisli konut tahsis edilenler hariç, Kamu Konutları Kanunu’nun 3. maddesine aykırı olmaması şartıyla kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca personelin görevinin önemi, idareye yararlılığı, yetki ve sorumluluğu ile kilit görevde olması gibi özellikler gözönünde bulundurularak bu Cetvelde sayılan görev ünvanlarına eş değerde ve en altta belirtilen görev ünvanından aşağı inilmemek üzere görev tahsisli konut tahsis edilecek ek görev ünvanları tespit edilebilir. Kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca, bu Cetveldeki görev ünvanları sırası, hiyerarşi ve görevin önem derecesi esas alınarak görev tahsisli konut tahsis edilecek görev ünvanları, her kurum ve kuruluş için bir cetvel halinde ayrıca düzenlenir ve genelge ile teşkilata duyurulur.” düzenlemesine yer verildikten sonra, (2) sayılı Cetvelin 7. sırasında; Bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarında görev tahsisli konut tahsis edilecek temsil özelliği olan kişi, makam ve rütbe sahipleri, “Merkez Teşkilatında”, “Kurum Başkanı, Üye, Genel Müdür, Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı, Kurul Başkanı-Kurul Üyesi, Başrejisör, Genel Sekreter, Daire Başkanı, Kurul Başkan Yardımcısı, Daire Başkan Yardımcısı, Birim Müdürü, Grup Başkanı, Grup Müdürü, Hukuk Müşaviri, Savunma Sekreteri, Tiyatro, Opera ve Balede Görevli Şef ve Sanatçı, Savunma Uzmanı, Müşavir, Özel Kalem Müdürü, Avukat, Müfettiş” olarak sayılmış, “Taşra Teşkilatında” ise, “Bölge Müdürü, Baş Müdür, Bölge Müdür Yardımcısı, Bölge Birim Müdürü, Baş Müdür Yardımcısı, İl Müdürü, Müessese-Fabrika-İşletme Müdürü ve Yardımcısı, Fabrika-Grup Müdürü, Müdür Yardımcısı,Şube Müdürü, Müdür, Hukuk Müşaviri; Tiyatro, Opera ve Balede Görevli Şef ve Sanatçı, Baştabip, müstakil birim amiri olan Baş Mühendis veMühendis, Uzman, İlçe Şube Başkan ve Müdürleri, Şef (KİT`lerde), İlçe Emniyet Amiriveya Emniyet Komiseri, Çevik Kuvvet Grup Amiri, Grup Başkanı, Adli Tabip, Savunma Sekreteri, Avukat, Müfettiş” olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu uyuşmazlık, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan, Kamu Konutları Yönetmeliği’nin uygulanmasıyla ilgili esaslara ilişkin 29/08/2016 tarih ve 2016/12 sayılı Genelge’nin, 9. maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (A) bendi ile 20. maddesinde yer alan düzenlemelerin, üst hukuk normu olan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile anılan Kanun’da verilen yetki uyarınca çıkartılan Kamu Konutları Yönetmeliği’ne aykırı olup olmadığına ilişkindir.
Dava, anılan Genelgenin 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” düzenlemesinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3. maddesinde; kamu konutlarının tahsis esasına göre dört gruba ayrıldığı, görev tahsisli konutların Yönetmelik’te belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlar olduğu, “Oturma Süreleri” başlıklı 4. maddesinde ise, görev tahsisli konutlarda görevin devamı süresince oturulabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
23/09/1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliği’nin, “Kamu Konutlarının Türleri” başlıklı 5. maddesinde, görev tahsisli konutların, Yönetmeliğe ekli (2) sayılı Cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlar olduğu, “Kamu Konutu Özelliğini Kazanma” başlıklı 6. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili makamlarınca, mevcut konutlarının kamu konut türlerine göre belirlenip, bu amaçta kullanılmak üzere ayrımının yapılması ile bu konutların kamu konutu özelliğini kazanacağı, kamu konutlarının görev unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceğinin yetkili makamca saptanacağı, “Görev Tahsisli Konutların Tahsis Şekli” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, görev tahsisli konutların, Yönetmeliğe ekli (2) sayılı Cetvelde belirtilenlere, Cetveldeki sıraya göre, yetkili konut dağıtım komisyonu tarafından tahsis edileceği, “Konutlarda Oturma Süreleri” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda, tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu durumda; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Kamu konutlarının görev unvan gruplarına göre ne miktarda veya hangi oranda tahsis edileceği yetkili makamca tespit edilir” hükmü uyarınca idarelere tanınan yetkinin, personelin görev ve unvanları ile kamu konutu talep edenlerin sayısı birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit edilecek ihtiyaca göre kullanılması gerekli iken, Kanun ve Yönetmeliğin amacına aykırı ve sıra tahsisli konut tahsisine imkân vermeyecek şekilde tüm konutların görev tahsisli konut olarak ayrılması sonucunu doğurabilecek nitelikteki dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava, Genelgenin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılanlardan, “Birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürleri” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Dava konusu Genelgenin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde, “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında, “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri” sayılmıştır.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin, “Görev Tahsisli Konutlar” başlıklı (2) Sayılı Cetvelinde; “Bu Yönetmeliğin (3) sayılı Cetvelinde gösterilen eşyalı görev tahsisli konut tahsis edilenler hariç, Kamu Konutları Kanununun 3 ncü maddesine aykırı olmaması şartıyla kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca personelin görevinin önemi, idareye yararlılığı, yetki ve sorumluluğu ile kilit görevde olması gibi özellikler gözönünde bulundurularak bu Cetvelde sayılan görev ünvanlarına eş değerde ve en altta belirtilen görev ünvanından aşağı inilmemek üzere görev tahsisli konut tahsis edilecek ek görev ünvanları tespit edilebilir. Kurum ve kuruluşların yetkili makamlarınca, bu Cetveldeki görev ünvanları sırası hiyerarşi ve görevin önem derecesi esas alınarak görev tahsisli konut tahsis edilecek görev ünvanları, her kurum ve kuruluş için bir cetvel halinde ayrıca düzenlenir ve genelge ile teşkilata duyurulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Gerek 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile davalı Kurumun teşkilat yapısının incelenmesi, gerekse davalı idarenin açıklamaları ve Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 07/02/2017 tarih ve 4078 sayılı yazılarının değerlendirilmesi sonucunda, davalı idarenin merkez teşkilatı bünyesinde asıl hizmet birimlerinin şube müdürlüğü şeklinde teşkilatlandığı ve birim müdürlüğü kadro unvanının bulunmadığı anlaşıldığından, Kamu Konutları Yönetmeliği’nin (2) sayılı Cetvelinde tanınan yetki uyarınca, davalı idare yönünden, merkez teşkilatında birim müdürü eşdeğerindeki şube müdürlerine görev tahsisli konut verileceğine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava, Genelge’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde, “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılanlardan; “… Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” unvanlarının iptali istemi yönünden incelendiğinde ise;
Düzenleyici işlem niteliği olan Genelgelerin; bir üst norm olan Yönetmeliklere aykırı düzenlemeler içeremeyecekleri ve bu normlarda yer alan düzenlemeleri aşar nitelikte kural getiremeyecekleri idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Dava konusu Genelge’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde, “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında; “Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları” sayılırken, üst normu olan Kamu Konutları Yönetmeliği’nin (2) sayılı Cetvelinde, Bakanlıklar bağlı ve ilgili kuruluşları merkez teşkilatında anılan unvanlara yer verilmemiş, “uzman” ve “adli tabip” görev unvanları, “Taşra Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmıştır.
Bu durumda; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin (2) sayılı Cetvelinde, “uzman ve adli tabip” “Taşra Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında belirlenmiş iken, bu Yönetmeliğe aykırı olarak dava konusu Genelge ile “Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları” unvanlarının “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmasında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Aynı bentte, “DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup, görevi değişen personelin” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılması yönünden ise; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Görev Tahsisli Konutlar”, “Yönetmeliğe ekli (2) sayılı cetvelde belirtilenlere, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereği tahsis edilen konutlardır.” şeklinde tanımlanmış; 20. maddesinde ise, anılan konutlarda, tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği kurala bağlanmıştır.
Görev tahsisli konutlar kişiye göre değil, görevin önemi ve özelliği ile idareye sağladığı fayda gereği tahsis edilen konutlar olup, kişinin tahsis anındaki görevi önem arz etmektedir ve söz konusu yönetmelikte görevi değişen personele görev tahsisli konut tahsis edileceğine ilişkin bir düzenleme yer almamakta, aksine, görevin devamı süresince anılan konutta oturulabileceği kuralı getirilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, görevi değişen personele görev tahsisli konut tahsis edileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer vermeyen Kamu Konutları Yönetmeliği’ne aykırı olarak DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personelin, görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanlar arasında sayılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava, Genelgenin 20. maddesinde yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” şeklindeki düzenlemenin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Anayasa’nın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddelerinde, yargı kararlarının uygulanması zorunluluğu belirtilmiş, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu öngörülmüştür.
Her ne kadar, davalı idarece, dava konusu Genelge’nin 20. maddesinde yer alan düzenlemenin, bireysel nitelikteki yargı kararlarının sadece davanın taraflarını bağlayacağı şeklinde anlaşılması gerektiği, genel nitelikteki işlemler hakkında verilen yargı kararlarının kastedilmediği savunulmakta ise de, anılan düzenlemenin niteliği itibarıyla aynı konudaki mahkeme kararlarının emsal olarak uygulanmayacağı şeklinde anlaşılmaya elverişli olduğu; dolayısıyla, yargı kararlarının etkisizleştirilmesi sonucunu doğurabileceği açık olduğundan, anılan düzenlemede yer alan; ” …. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” şeklindeki cümlede de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, anılan maddede yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır.” şeklindeki cümlede ise, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 29/08/2016 tarih ve 2016/12 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Genelge’sinin; 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Konut Tahsis Komisyonu tarafından görev tahsisli konut tahsisleri yapıldıktan sonra kalan konutlar sıra tahsisli olarak tahsis edilir.” cümlesinin, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (A) bendinde yer alan; “Merkez Teşkilatında” görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanları arasında sayılanlardan; “Teknik Kariyerli APK Uzmanı, Sorumlu Tabipler, Mali Hizmet Uzmanları, DSİ bünyesinde bilfiil Daire Başkanlığı ve Bölge Müdürlüğü yapmış olup görevi değişen personel” ibarelerinin, 20. maddesinde yer alan; ” ….. Mahkeme kararları diğer personel için emsal teşkil etmeyecektir.” şeklindeki düzenlemenin İPTALİNE,
2. Genelge’nin; 9. maddesinin üçüncü fıkrasının (A) bendinde yer alan; “Birim Müdürü eşdeğerindeki Şube Müdürleri” ibaresi ile 20. maddesinde yer alan; “İdari Mahkeme kararları, davacı olan personel ile davalı idareyi bağladığından, sadece mahkemeye başvuran personele uygulanacaktır.” şeklindeki cümlenin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen … -TL yargılama giderinin takdiren 1/3’ü olan … -TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin 2/3’ü olan … -TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine… -TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.