Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/7733 E. , 2021/2011 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/7733
Karar No : 2021/2011
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Yol Yapım Mad. San. ve Tic. Ltd Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlçesi, … sınırları dahilinde bulunan … ruhsat numaralı I(a) grubu maden sahası ile ilgili olarak çevre uyum teminatının yatırılmadığından bahisle irat kaydedilen ruhsat teminat tutarının ve 2015 yılına ait çevre uyum teminat tutarının yatırılmasının talep edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği’nin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13. maddesi’nin 4/2/2015 tarihli 6592 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde, “Arama dönemi üretim izni ve üretim için işletme izni talep edildiğinde çevre ile uyum teminatı alınır. Bu teminat, özel kanunlarında belirtilen hükümler hariç yıllık işletme ruhsat harç bedeli kadar her yıl Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar yatırılır.” hükmü yer aldığı ancak 4/2/2015 tarihli değişiklikle bu düzenlemenin tamamen kaldırıldığını, uyuşmazlığın temelinin, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nda yapılan değişikliğin, davacının 2015 yılına ilişkin Çevre Uyum Teminatı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırıp kaldırmadığı ile ilgili olduğunu, 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun “Ruhsat bedelinin tamamlattırılması” başlıklı Geçiçi 21. maddesi’nde 4/2/2015 tarihinde yapılan değişikliğin yani kanunun yeni düzenlemesine göre alınacak ruhsat bedeli uygulamasının mevcut ruhsatlar bakımından 1/1/2016 tarihinde başlayacağı açıkça ifade edildiğini, bu tarihten önce eski düzenleme uyarınca tahakkuk eden borçların tahsil edileceği, yine aynı geçiçi düzenlemenin son cümlesi olan “Teminat iradı işlemleri nedeniyle iptal durumuna gelmesine rağmen iptal edilmeyen ruhsatların iptal işlemleri sonuçlandırılır.” düzenlemesi uyarınca kanundan doğan ödeme yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle alacakların tahsiline yönelik yaptırımların; yani irat kaydedilen teminat tutarlarının ihtar sayısı ile bağlantılı olarak kademeli olarak artırılmasına rağmen nihai olarak ödenmemesi halinde ruhsat iptalinin söz konusu olacağı, kanunda belirtilen “iptal durumuna gelmesi” ibaresinden bunun anlaşılması gerektiğinin, ruhsat iptalinden önceki ihtar ve yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik işlemlere de icazet verdiği sonucuna ulaşılarak, 2015 yılı, Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar yatırılması gereken çevre ile uyum teminatının davacı tarafından yatırılmadığı, yatırılmayan çevre ile uyum teminatı nedeniyle ruhsat teminatının irat kaydedilmesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu hükümleri uyarınca güncel teminatın ve ödenmeyen çevre ile uyum teminatının ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunma sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece mevzuatta belirlenin süreler hitama ermeden yeniden süre verme ve yaptırım uygulama yoluna gittiğinden açıkça mevzuata aykırı işlem tesis ettiğini, “Çevre Uyum Teminatı”nın 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13. maddesinin 6592 sayılı kanunla 4/2/2015 tarihinde yapılan değişiklikle yürürlükten kaldırıldığını, öte yandan çevre uyum teminatının yatırılmaması ile ilgili idari yaptırımın değişen kanunla birlikte hukuki temelinin kalmadığını, kanunilik ilkesi gereği taraflarına söz konusu yaptırımın uygulanamayacağını ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Her ne kadar 3213 sayılı Yasanın 13. maddesinin 4/2/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Yasa ile değiştirilmişse de dava konusu çevre uyum teminatı tahakkuk ettikten sonra yasal değişikliğin yapıldığını, tahakkuk etmiş bir borcun ödeme tarihinin son gününün yasa değişikliğinden sonra olmasını borcu ortadan kaldırmayacağını, zira yasa koyucunun da 6592 sayılı Yasa’nın 21. maddesiyle mevcut ruhsatların ruhsat bedeli yatırma yükümlülüğünü 1/1/2016 tarihinden başlayacağını belirttiği, idarece yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu davanın reddine ilişkin temyize konu Mahkeme kararının 2015 yılına ait çevre uyum teminat tutarının yatırılmasının talep edilmesi yönünden onanması, çevre uyum teminatının yatırılmadığından bahisle ruhsat teminatının irat kaydedilmesi yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı firma, İstanbul İli, Silivri İlçesi, … sınırları dahilinde … ruhsat numaralı I(A) grubu kum-çakıl ocağı maden işletme ruhsatı sahibi olup, bu alanda faaliyet göstermiştir.
2015 yılına ait çevre uyum teminat tutarının yatırılmadığı gerekçesiyle nakit teminat tutarının Valilik Makamı’nın … tarih … sayılı kararı ile irat kaydedildiği, irat kaydedilen miktarın güncel tutarı ile çevre uyum teminatı tutarı olan 5.329,00 TL’nin ödenmesi için davacıya … tarih … sayılı yazı ile bildirilmiştir.
Davacının ise söz konusu yazıya; 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13. maddesi’nin değiştirildiği, bu maddenin yeni halinde çevre uyum teminatı ve buna ilişkin uygulama ve yaptırımların yer almadığı bu sebeple sorumlu olunmayacağı düşüncesinde olunduğu ileri sürülerek cevap vermediği, davalı idare tarafından bu kez irat kaydedilen miktarın güncel tutarının 2 katı ile çevre uyum teminatı tutarının ödenmesinin … tarih ve … sayılı yazı ile talep edildiği görülmektedir.
Davacının ise bu ikinci isteme söz konusu çevre uyum teminatının, istemde yıl belirtilmediği için 2014 yılına ilişkin olduğunun zannedildiği ileri sürülerek; 2014 yılında işletme ruhsatlarının iptal edilmesi nedeniyle üretim yapmadıkları, yargı yerince verilen iptal hükmü gereği işletme ruhsatının süresinin 2017 yılına kadar uzatıldığı, dolayısıyla 2014 yılına ilişkin bir sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek cevaplandığı, davalı idarenin bu kez irat kaydedilen miktarın güncel tutarının 4 katı ile çevre uyum teminatı tutarının ödenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazıyı davacıya yolladığı anlaşılmıştır.
Davacının ise bu yazıya karşılık, 02/03/2016 ve 18/04/2016 tarihli dilekçeler ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Müşavirliği’nin Çevre Uyum Teminatı konulu görüşü gereği 2015 yılına ilişkin çevre uyum teminatı ve buna ilişkin yaptırımların istenemeyeceği, haklarında uygulanan Yönetmeliğin Kanunun güncel haline aykırı olduğunu ileri sürülerek davalı idareye başvurduğu, davalı idarenin ise 3213 Sayılı Kanun’un Geçiçi 19. maddesi’nde yer alan “Bu Kanunun uygulanmasını göstermek üzere hazırlanacak yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılır ve yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur” hükmü uyarınca davacı hakkında 1(A) Grubu Uygulama Yönetmeliği uyarınca işlem tesis ettiği irat kaydedilen teminat ile çevre uyum teminatı tutarının ödenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemi tesis etmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 13. maddesi’nin 4/2/2015 tarihli 6592 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde “Arama dönemi üretim izni ve üretim için işletme izni talep edildiğinde çevre ile uyum teminatı alınır. Bu teminat, özel kanunlarında belirtilen hükümler hariç yıllık işletme ruhsat harç bedeli kadar her yıl Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar yatırılır. Bu teminatın süresi sonuna kadar yatırılmaması halinde ruhsat teminatı irad kaydedilir. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hale getirilmesini müteakip, çevre ile uyum teminatı iade edilir. İrad kaydedilerek tamamlanması istenilen teminatların ruhsat sahibi tarafından üç ay içinde yatırılması gerekir. Bu süre içinde yatırılmamış ise ikinci bir üç aylık süre verilir. Verilen bu sürede de teminatı yatırılmaz ise faaliyetler durdurulur. Teminat, takip eden altı ay içinde de tamamlanmaz ise ruhsat iptal edilir. Bu Kanuna göre irad kaydedilen ve tamamlanması gereken teminatlar güncel teminat üzerinden alınır. Süresi içerisinde yatırılmayan teminatlar her defasında ikiye katlanır. Teminatlar, bir ay içinde muhasebe birimi emanet hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. Bu Kanuna göre irad kaydedilen teminatlar genel bütçeye gelir kaydedilir.” hükmü mevcuttur.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun (4/2/2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanunun 9. maddesiyle değiştirilen) “Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar” başlıklı 13. maddesinde; “Ruhsat bedellerinin tamamının her yıl ocak ayının sonuna kadar yatırılması zorunludur. I. Grup (a) bendi maden ruhsatları hariç diğer grup madenlerin ruhsat bedelleri Genel Müdürlüğün belirlediği bankada açılacak hesaba yatırılır. Yatırılan işletme ruhsat bedelinin %50’si genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimince Hazine hesabına on beş işgünü içinde aktarılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı hesabına, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. (Değişik cümle:25/11/2020-7257/2 md.) Ruhsat bedelinin tamamının ocak ayının sonuna kadar yatırılmaması halinde yatırılmayan kısmın o yıl haziran ayının son gününe kadar 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında artırılarak ruhsat bedeli olarak yatırılması zorunludur, aksi halde ruhsat iptal edilir. Ruhsat bedellerinin yatırılması ile ilgili ruhsat sahibine ayrıca herhangi bir tebligat ve bildirim yapılmaz. İptal edilen ruhsatlar için ocak ayının sonuna kadar ödenmesi gereken ruhsat bedelinin ödenmeyen kısmı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlaları, lületaşı ve oltutaşı için düzenlenen ruhsatlardan ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilerek 7 nci madde kapsamındaki mülkiyet izni sahiplerinden sahanın kabul edilerek teslim alındığına dair belgelerin Genel Müdürlüğe ibraz edilmesi şartı ile (…)(3) bu Kanun kapsamında ruhsata ilişkin geçmiş borcunun bulunmaması hâlinde çevre ile uyum bedeli iade edilir..” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanunun geçici 19. maddesinde ise; “(Ek: 10/6/2010-5995/18 md.)Bu Kanunun uygulanmasını göstermek üzere hazırlanacak yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılır ve yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü ile; geçici 21. maddesinde ise;
” (Ek: 4/2/2015-6592/24 md.) Mevcut ruhsatların ruhsat bedeli yatırma yükümlülüğü 1/1/2016 tarihinde başlar. Ruhsat bedelinin süresinde yatırılmaması hâlinde 13 üncü madde hükümleri uygulanır. Ruhsat bedelleri yatırılan ruhsatların, ruhsat teminatları iade edilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanır.
Teminat iradı işlemleri nedeniyle iptal durumuna gelmesine rağmen iptal edilmeyen ruhsatların iptal işlemleri sonuçlandırılır.” hükmü mevcuttur.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Maden Kanununun I(A) grubu Madenleri ile ilgili Uygulama Yönetmeliği’nin “Çevre Uyum Teminatı” başlıklı 9. maddesinde; “Kanunun 7 nci maddesi gereğince alınması zorunlu olan izinleri ruhsata işlenmiş sahalarda çevre ile uyum teminatı, özel kanunlarında belirtilen hükümler hariç yıllık işletme ruhsat harç bedeli kadar her yıl Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar yatırılır. Bu teminatın süresi sonuna kadar yatırılmaması ya da eksik yatırılması halinde ruhsat teminatı irat kaydedilir.
Ruhsat hukukunun sona ermesi durumunda, faaliyet yapılan alanların çevre ile uyumlu hale getirildiğinin tespitini müteakip, çevre ile uyum teminatı iade edilir.” hükmü ile; “Teminat iratları ile ilgili genel hükümler” başlıklı 42. maddesinde ise
” Teminatlarla ilgili genel hükümler şunlardır:
a) İrat kaydedilen teminatların her defasında güncel değerler üzerinden yatırılması zorunludur.
b) Süresi içinde yatırılmayan teminatlar her defasında ikiye katlanır.
c) Belge eksiklikleri nedeni ile teminatın irat kaydedilmesi durumunda; verilen süreler içinde eksik belgelerin ve teminatın tamamlanması zorunludur. Birinin verilmesi ile eksiklikler tamamlanmış sayılmaz. Bunun için ayrı bir tebligat yapılmaz.
d) Kanunun uygulanması ile ilgili ruhsat sahibinin adresine (Mülga ibare:RG-29/5/2013-28661) (…) tebligat yapılır ve işlemlerin tamamlanması ile ilgili bütün süreler ile yapılacak işlemler, Kanun gereği yasal süresi içinde, teminat ve diğer yasal yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesinin zorunlu olduğu bildirilir.
e) (Değişik:RG-29/5/2013-28661) Yeni bir teminat iradının yapılması durumda teminat, önceki teminat cezaları dikkate alınmaksızın güncel değer üzerinden tamamlattırılır.
f) Ruhsat sahibinin, Kanunun teminat iradı gerektiren hükümlerinden birden fazlasını aynı anda ihlal ettiğinin tespit edilmesi durumunda uygulanacak teminat cezalarının en fazla olanı uygulanır.
g) (Değişik:RG-29/5/2013-28661) İrat kaydedilen teminatın üç ay içinde yatırılması gerekir. Verilen üç ay içinde teminat yatırılmaz ise yatırılması gereken teminat iki katına çıkarılarak tebligatla üç aylık ikinci bir ek süre verilir. Verilen bu süre içinde de teminat yatırılmaz ise faaliyet durdurulur. Ruhsat sahibine tebligat yapılarak altı aylık ek süre verilir. Bu süre içinde teminat dört kat olarak tamamlanmaz ise ruhsat iptal edilir.
h) (Ek:RG-29/5/2013-28661) Her yıl Nisan ayı sonuna kadar verilmesi gereken Kanunun 29 uncu maddesinde sayılan belgelerin verilmemesi veya geç verilmesi durumunda Kanunun 29 uncu maddesinden doğan teminat irat işlemi her yıl için ayrı ayrı yapılır.
(Değişik ikinci fıkra:RG-29/5/2013-28661) Ruhsat sahibince il özel idaresine verilen banka teminat mektubu, nakit teminat ile nakit teminat ise banka teminat mektubu ile güncel değer üzerinden değiştirilebilir.
(Değişik dördüncü fıkra:RG-29/5/2013-28661) Ruhsat süresi sonunda yükümlülüklerini yerine getiren ruhsat sahibinin teminatı iade edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; I(A) grubu maden sahaları içerisinde yapılacak madencilik faaliyetinde 3213 sayılı Maden Kanunun 13. maddesi gereği ödenmesi zorunlu olan çevre uyum teminatının Yasada 4/2/2015 tarihinde yapılan değişiklikle yürürlükten kaldırıldığı ve söz konusu değişiklikle “ruhsatın yürürlükte kaldığı takvim yılı sayısı, maden grubu, cinsi ve alan büyüklüklerine göre belirlenen katsayılarla çarpılarak ekli tablolarda gösterildiği şekilde hesaplanarak her yıl ocak ayının sonuna kadar yatırılması gereken tutar ” olarak tanımlanan ruhsat bedeli uygulamasına geçildiği ve Maden Kanunu’na eklenen geçici 21. madde ile de ruhsat bedeli yatırma yükümlülüğünün 1/1/2016 tarihine kadar ertelendiği açıktır.
Söz konusu düzenleme ile mevcut ruhsatların ruhsat bedeli ödeme yükümlülüklerine açıklık getirildiği ve 2015 yılı için devam eden maden ruhsatlarının ruhsat bedeli ödeme yükümlülüğü olmadığı ancak yıllık işletme ruhsat harç bedeli kadar her yıl Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar yatırılan çevre uyum teminatını ödeme yükümlüğünün 2015 yılı için tahakkuk ettiği ve vadesi geldiğinde ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin 2015 yılına ait çevre uyum teminat tutarının yatırılmasının talep edilmesi yönelik kısmı yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 2015 yılı çevre uyum teminatının yatırılmadığından bahisle ruhsat teminatının irat kaydedilmesi yönünden yönelik kısmı yönünden incelenmesi:
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle idari yaptırım ve türleri ile kanuniliği hususlarında bir takım belirlemeler yapılarak, niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile kabahatler, Ceza Kanunu kapsamından çıkartılmış ve karşılığında idari yaptırımlar öngörülen haksızlık olarak Kabahatler Kanunu’nda yerini almıştır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, “Kabahat deyiminden, Kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır” denilmiştir.
Aynı Kanun’un 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak yaptırımlar da “İdari Yaptırımlar” başlığı altında idari para cezası ve idari tedbirler olarak belirlenmiştir. Gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Uyuşmazlık Mahkemesi çeşitli kararlarında idari yaptırımı; idarenin, bir yargı kararına gerek olmadan, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak ve idare hukukunun ilkelerini dikkate alarak idari işlemlerle uyguladığı cezalar olarak tanımlamış, öğretide bu tanım benzer anlatımlarla kabul görmüştür.
Bu tanımlama ışığında, idari yaptırımın uygulanabilmesi için, yetkisini kanundan almış bir idarenin, idari işlem vasıtasıyla, idari düzeni ihlal eden kişiye uyguladığı bir yaptırımın bulunması gerekir. Şayet yaptırımı uygulanacağı halin yaptırımın uygulandığı tarihte kanunda mevcut değilse, kanunilik ilkesi gereği yaptırım uygulanamayacağı hukuk devletinin de gereğidir.
İdari yaptırımlarda kanunilik ilkesi, tıpkı Ceza Hukuku’nda olduğu gibi uygulanmaktadır. Nitekim 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesinde; kanunilik ilkesi açıkça düzenlenmiş, hangi fiilin kabahat teşkil edeceğinin kanunda ya da kanunla yetkilendirilen idarenin düzenleyici işlemiyle tanımlanacağı ancak yaptırımının (müeyyidesinin) sadece kanunla belirleneceği düzenlenerek, idari yaptırım uygulanacak fiilin karşılığının mutlaka kanunla belirlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Anayasa Mahkemesi “idarenin bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle doğrudan doğruya bir işlemi ile uyguladığı yaptırımlara, verdiği cezalara idari yaptırım denilmektedir” şeklinde tanım yapmış olup, (E:1996/48); yine bir başka kararında “Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca bir hukuk devletinde, ceza yaptırımına bağlanan her eylemin tanımı yapılmalı suçlar kesin biçimde ortaya konulmalıdır. Anılan ilkenin özü, Yasanın ne tür eylemleri yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirtmesi ve buna göre cezanın da yasayla kaptanması…”(E:1987/16) olduğunu gerekçesinde belirtmiştir.
18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanunla değişik 3213 sayılı Maden Kanunun 13. maddesi ile teminat ve harç uygulaması kaldırılmış olup ruhsat bedeli uygulamasına geçilmiş olup ruhsat bedeli yatırılmaması ya da eksik yatırılması durumunda 20.000,00 TL idari para cezası öngörülmüştür. 3194 sayılı Yasanın geçici 21. maddesinde ise; maddenin yürürlüğe girdiği tarihte teminat iradı yapılması gerekmesine rağmen yapılamayan veya teminat irat işlemleri başlatılıp sonuçlandırılamayan işlemler için bu Kanuna göre uygulanmamış teminat iradı kadar idari para cezası uygulanır kuralı yer almıştır. Değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih (18/02/2015) itibariyle dava konusu edilen 2015 yılı çevre uyum teminatının henüz ödeme zamanının (2015 yılı Haziran ayının sonu) gelmediği de açıktır. Ayrıca söz konusu Yasal değişiklik sonrası 2015 yılına ilişkin olarak yasada, çevre uyum teminatının yatırılmadığında idari yaptırım olarak teminatın irat kaydedileceği hususu yasa koyucu tarafından düzenlememiştir.
Bu itibarla dava konusu işlemin 2015 yılı çevre uyum teminatının yatırılmadığından bahisle ruhsat teminatının irat kaydedilmesine yönelik kısmı yönünden redde ilişkin Mahkeme kararında ve kararın bu kısmına yönelik olarak da istinaf başvurusunun reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının 2015 yılına ait çevre uyum teminat tutarının yatırılmasının talep edilmesi yönelik kısmının ONANMASINA ile, 2015 yılı çevre uyum teminatının yatırılmadığından bahisle ruhsat teminatının irat kaydedilmesine yönelik kısmının ise BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
3. Kesin olarak, 01/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.