YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11356
KARAR NO : 2015/22929
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kaldırılmasına ve alacaklı yararına tazminata hükmediği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İİK.nun 68/1. maddesinde yer alan yetkili makamların düzenledikleri belgelerin takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK.nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm bulunması gerekir (İİK’nun 143/2, 105/1,251/1, gibi).
Somut olayda, alacaklı, 3. kişi … A.Ş. ile asıl borçlu … arasında yapılan kredi sözleşmesine kefillik borcu nedeniyle kendisinden yapılan tahsilatın asıl borçludan rücuen tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatmıştır. Takip dayanağı olan … A.Ş. tarafından düzenlenen 23.10.2014 tarihli ibraname ve …10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10531 E. sayılı takip dosyasından düzenlenen ve alacaklı….’ın alacaklısı olduğu bu dosyadan … A.Ş.’nin alacağı için 15.394,06 TL’nin tahsil edildiğine dair belge, İİK’nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde değildir. Öte yandan, kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan alacaklının, kredi borcu nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarın ne kadarı için sözleşmenin diğer müşterek ve müteselsil kefillerine ve asıl borçlusuna rücu edebileceği de yargılamayı gerektirir.
O halde mahkemece, alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.