YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7911
KARAR NO : 2015/12337
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın, faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklar … ve …’in, temyiz incelemesi dışında olan … ile birlikte hareket ederek, …’nın para ihtiyacını temin etmek ve düşük faiz ile kredi alabilmesini sağlamak için, tapuda kaydı sanık …’ya ait olan evin önce sanık …’e tapuda devredilip, ardından tekrar … tarafından …’ya satışının yapıldığı ve …’nın bu satış için katılan bankadan kredi talep ettiği, dolayısıyla hileli ve muvazaalı işlemlerle banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin (konut kredisi) tahsisi için işlem yapıldığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanık … adına gerçekleştirilen konut kredisi tahsis işlemlerinin yasal prosedürlere uygun bir şekilde, usulüne uygun olarak yapıldığı ve bankanın herhangi bir sakınca görmemesi nedeniyle kredi tahsis işleminin gerçekleştirilerek 96.000 TL kredinin verildiği, karşılığında sanığa ait olup satışa konu … Mah. 445 Ada 42 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerine ipotek konulduğu, bu şekilde kredi verilmesinde bankanın herhangi bir zararının bulunmadığı, zira taşınmazın ipotekli olması nedeniyle kredinin teminat altına alındığı ve ipoteğin paraya çevrilerek tahsil imkanının bulunduğu anlaşılmakla; sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.