Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7348 E. 2015/1024 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7348
KARAR NO : 2015/1024
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına İşlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, 01.01.1988 tarihinden itibaren ..’dan yaşlılık aylığı aldığı, 25.06.1996 yılında vefat eden annesinden kalan ölüm aylığını almak için katılan kuruma başvurduğu imzaladığı “Beyan ve taahhüt belgesinde” SKK Kurumlarından aylık alıp almadığı bölümü yer aldığı halde sanığın, bu kısmı doldurmayarak boş bıraktığı, bunun üzerine 21.07.1997 tarihi ile 18.06.2008 tarihleri arasında haksız olarak toplam 31.061 TL ödeme yapıldığı, aynı anda hem SSK’dan hem de ..’dan aylık almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın başka bir aylık almadığını beyan ederek katılan kurumdan yetim maaşı almak için müracaat etmesi üzerine kurum yetkililerinin, ilgilinin başka yerden maaş alıp almadığı ve talep ettiği maaşı alabilmek için koşullarının uygun olup olmadığı hususunda araştırma yapmasının gerektiği, katılan kurumun bu kayıtlara basit bir araştırmayla ulaşmasının da mümkün bulunması nedeniyle sanığın beyanının tek başına dolandırıcılık suçunun hile unsurunu teşkil etmediği, zira yapılan basit bir araştırmayla sanığın emekli maaşı almakta olduğu tespit edildiğinden yetim maaşına son verildiği, müracaat tarihinde 68 yaşında olan sanığın katılan kurumu dolandırmak için denetim olanağını engelleyici, yanıltıcı başka eylem ve işleminin bulunmadığı anlaşıldığından, bu gerekçe ile beraati benimseyen kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.