YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32772
KARAR NO : 2015/15218
KARAR TARİHİ : 11.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cezada haksız tahrik indirimi yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi yerine, 59 yazılması ile denetimli serbestlik tedbirine karar verilirken uygulanan maddenin gösterilmemesi hususları mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın park ettiği aracının arkasına, araç çıkamayacak şekilde kendi aracını parkeden şikayetçinin aracını, sanığın anahtarlık ile çizerek maddi hasar verdiği, bu eylemiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için; tahrik oluşturan haksız bir fiilin bulunması, bu haksız fiilin failde hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi, işlenen suç ile haksız fiil arasında nedensellik bağının bulunmasının gerektiği, oluşa ve dosya içeriğine göre; katılanın sanığa yönelik haksız fiil teşkil eden bir hareketinin bulunmamasına karşın sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanarak cezada indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kanun koyucunun, özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesi ve ertelenmesi kurumları arasında bir öncelik sıralaması belirlemediği, gözetilecek ilkeleri göstermekle yetinerek hangisinin uygulanacağı hususunu hakimin takdirine bıraktığı, cezanın kişiselleştirilmesinde hakimin, sanığın durumunu dosyadaki bilgi ve belgelere, duruşmada edindiği izlenime göre değerlendirdiği ve bu kurumlardan hangisinin uygulanacağını ya da uygulanmayacağını yasada öngörülen ölçütlere göre takdir ettiği gözetilerek tebliğname deki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.