Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7341 E. 2015/1030 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7341
KARAR NO : 2015/1030
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına İşlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, 1991 yılında askere sevki sırasında İskenderun 200 Yataklı Devlet Hastanesinin 17.09.1991 tarih ve 3512 sayılı raporuyla, askerlikten akıl hastalığı sebebiyle muaf tutulduğu, askerlik sonrası katılan kuruma bu raporla başvurarak aslında
çalışmasına engel derecede akıl hastalığı olmamasına rağmen, 2022 sayılı Kanun hükümlerine göre kendini özürlü olarak gösterip, devletten aylık bağlattığı, 01.06.2003 tarihinden itibaren …şubelerinden üçer aylık dönemlerle aylık aldığı, güçsüzlük aylığı bağlanmasına konu evrakların ..arşivinin çamur ve su altında kalması sebebiyle okunamaz durumda bulunduğu bu nedenle aylık bağlanmadaki işlemin esasını oluşturan sağlık raporuna ulaşılamadığı, sanığın aynı konuda hastaneye sevki ile 2022 sayılı Kanun uyarınca güçsüzlüğü konusunda 16.03.2010 tarihinde rapor aldırıldığı ve bu rapora göre, %25 hafif özürlü olduğu, çalışabilecek durumda bulunduğunun tespit edildiği, böylece ceza ehliyetini ortadan kaldırmayacak ve çalışma düzeyini de 1/4 oranında etkileyecek düzeyde akıl hastalığı ile …na başvurarak bu kurum aleyhine üçer aylık dönemler halinde kendine maaş bağlatarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, askerliğe elverişli olmadığının anlaşıldığı, iş gücü kaybıyla ilgili Adana Devlet hastanesinden aldırılan 06.05.2003 tarih ve 2078 sayılı sağlık kurulu raporunda ise kronik şizofreni hastası olduğu ve özür durumuna göre çalışma gücü kaybı oranının %80 olarak belirtildiği, bu raporlarla Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat eden sanığa, 2022 sayılı Kanun uyarınca güçsüzlük maaşı bağlandığı, dolandırıcılık suçunun unsurlarını oluşturan herhangi bir eyleminin tespit edilemediği anlaşılmakla, bu gerekçe ile beraati benimseyen kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.