YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7255
KARAR NO : 2015/2688
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu mağdura atanan zorunlu vekilin sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’in davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’nun katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 765 sayılı Kanunun 416/1. maddesi gereğince hüküm kurulurken anılan maddede düzenlenen cezanın alt sınırı 7 yıl olduğu halde 6 yıl hapis cezasına hükmedilmesi ve teselsül hükümlerine göre belirlenen 8 yıl 2 ay hapis cezasında aynı Kanun 59. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılarak cezanın 6 yıl 9 ay 20 gün yerine, 6 yıl 9 ay olarak noksan tayini, sanığın cezasının kazanılmış hak nedeniyle 1412 sayılı CMUK.nın 326/son maddesi gereğince neticeten 3 yıl 6 ay hapis olarak belirlenmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdura baro tarafından zorunlu vekil tayin edildiği ve mağdur ile vekil arasında vekâletnameye dayalı bir ilişki bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan vekâlet ücretine ilişkin kısmın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.