YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7061
KARAR NO : 2015/1048
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
… yetkilisi olduğu ileri sürülen sanığın, yurt müşterisi olarak kabul edilen katılandan
başlangıçta aldığı miktarı sadece rakamla 1.080 TL olarak yazılı (katılanın imzasını havi) “düzenleme yeri” olmadığından özel belge olarak nitelenen senette, 10.05.2010 tarihli rapora göre 1.080 rakamını 1.680 TL olarak tahrif edip, bu miktara göre önceden boş bırakılmış kısımlarını da doldurup, borçlu olarak gösterilen şikayetci aleyhine 850 TL üzerinden 14.12.2009 tarihinde icra takibine konu etmesi eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”; “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebillmesi amacına yönelik olarak; sanığın …nda görev-sıfatının (suç tarihi itibariyle) kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, anılan yurdun özel-resmi bir kurum olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, ve hizmet alan katılan arasındaki tüm kayıt ve bilgilerin (sözleşme, ödeme makbuzları, depozito makbuzu, oda tahsis belgesi gibi) getirtilip katılanın ilk dönem altı kişilik, ikinci dönem dört kişilik odalarda kalıp kalmadığının ortaya konulup gerektiğinde tüm evrakın uzman bilirkişiye tevdii edilerek alacak-borç miktarının netleştirilmesi, katılanın oda arkadaşlarının kimliklerinin belirlenerek iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık olarak dinlenmeleri toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun ve suç vasfının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.