YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3663
KARAR NO : 2015/12570
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2014/540-2014/627 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden para tahsil edip iade etmediğini, müvekkilinin … Eyalet Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nde davalı aleyhine alacak davası açtığını, açılan bu dava sonucu 18/01/2013 tarihinde davalının 15.338,76 Euro anaparayı 29/08/2012 tarihinden itibaren baz faizine ek %5 faizi ile ödemesine hükmedildiğini ve kararın 02/07/2014 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme ilamının tanınması ve tenfizini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava konusunun, … seri no’lu 10 adet, … seri no’lu 10 adet ve … seri no’lu 10 adet hisselerden kaynaklandığı bu itibarla, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanununu 51/(2). maddesi “Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.” hükmünü, 6102 sayılı TTK’nun 5/3. maddesi de “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, yabancı mahkemece davacının davalı şirketin ortağı olmadığı, davacıdan her an istendiğinde geri verileceği inancıyla para tahsil edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup, iddianın ileri sürülüşü ve mahkemenin kabulü dikkate alındığında dava haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olduğuna, davacının ortak olmadığı ve iadesine karar verilen senetlerin de hisse senedi olmadığı kabul edildiğine göre, bu tür tenfiz davalarında olduğu gibi, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bu itibarla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.