YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18768
KARAR NO : 2015/3375
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2013 tarih ve 2013/70-2013/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına tescilli birçok “panpan” ibareli markanın olduğunu, bu kez “panpan komşu fırın ve şekil” ibareli markanın değişik sınıflardaki emtialar için tescili amacıyla 11.03.2005 tarihinde davalı TPE’ye başvuruda bulunulduğunu, başvurudan bir kısım malların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca “..”, “…”, “…”,”…” ve “…” ibareli markalara benzediği gerekçesiyle çıkarıldığını, sözkonusu kısmi red kararına karşı yapılan itirazın TPE YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini, müvekkiline ait marka tescil başvurusunun red kararlarına mesnet alınan diğer “…” markalarından farklı olduğunu, müvekkiline ait “…” ibareli markanın davalı tarafından tesciline izin, verildiğini, bu durumda davalının verdiği kararların çelişkili bulunduğunu, “….” ibaresini taşıyan pek çok marka olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nın 20.09.2007 tarihli, 2007-M-5409 sayılı kararının iptali ile başvurudan çıkarılmasına karar verilen emtialar yönünden de tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar karşılaştırıldığında “pan” ve “panpan” ibarelerinin hakim ve esas unsur konumunda olduğunu, işaretlerin yazılışları ve telaffuzları bakımından aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalardaki şekil unsurunun benzerliği ortadan kaldırmadığını, davacının itiraz sırasında ileri sürmediği, dayanmadığı markalara işbu davada da dayanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar mal/hizmetler yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-b hükmünde öngörülen aynı veya aynı tür olma koşulu gerçekleşmiş ise de; uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere başvurunun redde mesnet markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadığı, bu nedenle dava konusu YİDK kararının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.