YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17666
KARAR NO : 2015/12644
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2014 tarih ve 2012/64-2014/142 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.11.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalı …. vekili Av. Damla … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski adı …, yeni adı … (IMO No:…) olan gemiye seferini başarabilmesi için gerekli ve zorunlu olan yedek parça, makine levazımı ile diğer ihtiyaçlarının temini ve teslimini sağladığını, hizmetlerin geminin adı … iken verildiğini ve faturaların bu isme kesildiğini, müvekkilince yapılan hizmetlere ilişkin dekontlar ve sair belgeler karşı tarafa ulaştırılmasına rağmen borcun ödenmediği, müvekkilinin 56.055,00 TL alacağı bulunduğunu, dava konusu alacağın TTK’nın 1235 vd. maddelerinde düzenlenen gemi alacaklısı hakkı ve kanuni rehin hakkı verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 56.055,00 TL alacağının faizi ile birlikte TTK’nın 1241. maddesi uyarınca tahsili temin zımnında TTK’nın 1236. maddesi uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde davacı lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslahla dava dilekçesinin talep kısmının 54.960,25 TL’nin faizi ile birlikte tahsili ve kanuni rehin hakkı tesisi olarak kabul edilmesini istemiştir.
Davalı … Gemisi donatanı …. vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, dava konusu taleplerin kanuni rehin hakkı sağmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …. yetkilisi, yetkilisi olduğu şirketin dava konusu taleplerin doğumuna konu mukaveleyi akdetmediğini veya akdedilmesine aracılık etmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, gemiye teslim edilen mallara ait alım satım sözleşmesinin (veresiye satış) kimler arasında yapıldığının belli olmadığı, davalı donatanın malzemelerin bedelinden dolayı borç altına girmesi için borçlandırıcı işlemin bizzat kendisi veya temsilcisi vasıtası ile yapılmış olması gerektiği, dosyada buna dair belge bulunmadığı, dava konusu malzemeler gemi kaptanı tarafından teslim alındığından veresiye satışta tasarruf işleminin kaptan tarafından yapıldığı, ancak borçlandırıcı işlemin taraflarının belli olmadığı, kaptan tarafından yapılan tasarruf işlemi sebebi ile donatanın borç altına girmesinin söz konusu olamayacağı, alım satım sözleşmesi de kaptan tarafından yapılmış olsa idi, kaptanın yapmış olduğu hukuki işlemler sebebi ile donatanın borç altına girmesi için bu muamelenin kaptanın temsil yetkisine (kanuni temsil) giren bir işlem olması gerektiği, dosyadaki işlem kredili işlemlerden olup kaptanın yapacağı kredi işlemlerinde temsil yetkisinin zaruret haline inhisar ettirildiği, kaptanın kredi muamelelerine girişmeye ancak gemiyi muhafaza etmek veya yolculuğu yapmak için zaruret halinde ve zaruretle ölçülü derecede yetkili olduğu, bu şartları taşımayan işlemlerin donatan için bağlayıcı olmadığı, teslim belgeleri ve faturaların içeriğine bakıldığında teslim edilen malzemenin geminin muhafazası veya muayyen yolculuğun tamamlanmasına yönelik zaruret nedeni ile olmadığı, aksine geminin yeni sefer için donatılması veya günlük tüketimi karşılamak amacına yönelik malzeme alımı olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalar ve teslimat belgelerinin tarihleri ve içeriklerinin birbiri ile örtüşmediği, faturaların içeriğinde yapılan teslimatlara ilişkin bilgilere de (tarih, irsaliye numarası gibi) yer verilmediği, faturaların hangi teslimata ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, mevcut deliller birbirini teyit etmediği için alacağın varlığının kesin bir şekilde tayin edilemediği, davacının alacaklı olduğunu ispat edemediği, davalı … gemiye malzeme teminine ilişkin hukuki işlemlerin tarafı olmadığı için borç ve mesuliyet altına girmesinin söz konusu olmayacağı, davalı … acente ise ancak taraf olduğu işlemler sebebi ile müvekkiline izafeten davalı olabilecek ise de acente olduğunun ispatlanamadığı, acente sıfatı ile hareket etmediği takdirde ancak kendi işlem ve tasarruflarından dolayı sorumlu tutulabileceği, davalı …’nin dava konusu hukuki işlemlerde donatanı temsil ettiği, acente olduğu ispatlanamadığı gibi dava konusu hukuki işlemlerde kendi adına hareket ettiği de ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK’nın 114/d ve 115/2 maddeleri gereğince davanın pasif husumet (dava şartı) yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı …’nin pasif husumet ehliyetinin ispatlanamamış olmasına göre davacı vekilinin davalı …’ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı donatana yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, davalı Spac Shıppıng Ltd.nin donatanı olduğu … (…) Gemisine seferini başarabilmesi için gerekli ve zorunlu olan yedek parça, makine levazımı ile diğer ihtiyaç malzemeleri teslim edilmesine rağmen bir kısmının bedelinin ödenmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf eski adı … yeni adı … olan gemiye seferini başarabilmesi için gerekli ve zorunlu olan yedek parça, makine levazımı ile diğer ihtiyaç malzemelerinin temini ve teslimini sağladığını iddia etmiş, delil olarak gemi kaşesi ve kaptan imzasını taşıyan teslim belgeleri ile faturalara dayanmıştır.
TTK’nın 1235/6’ncı maddesinde, kaptanın bu sıfatla ve gemi bağlama limanı dışında bulunduğu sırada, zaruret hallerinde 988 ve 1001’inci maddeler hükümleri gereğince geminin bakımı veya yolculuğun başarılabilmesi için yaptığı kredi muamelelerinden doğan alacakların, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı vereceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının donatanı olduğu geminin kaptanı tarafından bağlama limanı dışında, gemi mühür ve kaptan imzasını taşıyan teslim belgelerine istinaden davacıdan dava konusu mal ve malzeme alımları yapılmıştır. Ancak mahkemece hukukçu ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten alınan 03.12.2013 tarihli bilirkişi raporu uyarınca “teslim belgeleri ve faturaların içeriğine bakıldığında teslim edilen malzemenin geminin muhafazası veya muayyen yolculuğun tamamlanmasına yönelik zaruret nedeni ile olmadığı, aksine geminin yeni sefer için donatılması veya günlük tüketimi karşılamak amacına yönelik malzeme alımı olduğu” gerekçesiyle davalı donatan yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili 04.03.2014 tarihli dilekçe ile mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna “dava konusu gemiye teslim edilen malzemelerin geminin bağlama limanı dışındayken yolculuğunu tamamlaması için zorunlu ve kaptanın kanuni yetkisi dahilinde alınmış mallar olduğu” yönünde itirazlar ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, dava konusu geminin bağlama limanı dışında bulunduğu nazara alınarak gemi kaşesi ve kaptan imzasını taşıyan teslim belgelerine istinaden dava konusu gemiye teslim edilen malzemelerin geminin seferini tamamlayabilmesi için zorunlu malzemeler olup olmadığının, teslim belgelerindeki ürünler bütün olarak değil tek tek değerlendirilmek suretiyle söz konusu malzemelerin zaruret teşkil edip etmediği, aralarında uzakyol kaptanı-gemi işletme mühendisi gibi dava konusu uyuşmazlıkta uzmanlığı bulunan bilirkişilerin de dahil olduğu yeni bir heyetten denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı donatana yönelik temyiz itirazlarının kabulü kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan eski adı … yeni adı … Gemisi (İMO No: …) donatanı ….’den alınırak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.