Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/37480 E. 2015/1640 K. 26.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/37480
KARAR NO : 2015/1640
KARAR TARİHİ : 26.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Av. …’ın hükmün açıklandığı son celsede sanık …’i temsilen duruşmaya katıldığı anlaşılmış ise de adı geçen avukatın sanığı temsile yetkili olduğuna dair dosya kapsamında vekaletname ya da yetki belgesinin bulunmadığı, yargılamada sanığa yaşının küçüklüğü nedeniyle atanan zorunlu müdafii olan Av. …’ın yokluğunda verilen hükmü, 22.04.2011 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmakla Av. …’ın temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasına göre çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından ”ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine” ilişkin bölüm çıkarılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Suç tarihinde 12 yaşını doldurmamış sanık … hakkında TCK’nın 31/1. maddesi uyarınca ceza kovuşturması yapılamayacağı gözetilerek, CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, anılan Yasaya aykırı olarak sanık hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.