YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5166
KARAR NO : 2015/15503
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımı oluştuğu gerekçesi ile icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece 25/08/2011 ile dava tarihi olan 15/05/2013 tarihleri arasında 6 aylık sürenin geçmiş olduğundan bahisle istemin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTK’nun 726 ve aynı Kanun’un 730. maddesi göndermesi ile 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Borçlar Kanunu’nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve TTK’nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 662. maddesi, zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceğini sınırlı bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeplerden biri de dava açılmasıdır. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacak bir dava olduğu hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının itirazını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde, açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay HGK’nun 20.01.1996 tarih ve 1996/12-654 Esas, 1996/805 Karar sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiş olup, alacaklı durumundaki davalının itirazını def’i yolu ile ileri sürdüğü menfi tespit davası, zamanaşımını keser ve kararın kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez.
Somut olayda; alacaklı taraf, borçlunun, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/1392 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını ve davanın derdest olduğunu ileri sürmektedir. Bu davada; davalı alacaklı tarafından istemin reddinin talep edilmiş olması halinde açılan bu dava zamanaşımını keser.
O halde mahkemece, anılan menfi tespit dava dosyası celp edilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.