Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17268 E. 2015/3492 K. 13.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17268
KARAR NO : 2015/3492
KARAR TARİHİ : 13.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2012/429-2014/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 03.07.2012 tarihli taşıma sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin avans olarak davalıya bir adet 10.000 TL bedelli çek verdiğini ancak davalının taşıma edimini yerine getirmediğini, bu nedenle söz konusu çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında taşıma sözleşmesi düzenlendiğini ancak davacıdan kaynaklanan nedenlerle taşıma işinin yapılamadığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, sözleşme nedeniyle başka bir iş almayan müvekkilinin mağdur olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında 03.07.2012 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme uyarınca davalının, davacının göstereceği mevkiiden, davacıya ait ürünü taşıyacağı, sözleşme kapsamında davacının avans olarak davalıya 10.000 TL bedelli çeki verdiği, davalının taşıma edimini ifa etmek üzere hazır bulunmasına rağmen dava dışı kooperatife mensup kamyoncuların müdahalesi ile yükleme yapılmadığı, davacının isticvabında, davalının yönlendirildiği tarla yerine başka bir tarlaya gittiğini, orada kooperatife mensup kamyoncuların bulunduğunu ve davalı aracına yükleme yaptırılmaması neticesinde davalı ile kooperatif şoförleri arasında tartışma çıktığını beyan ettiği, davalının üç gün taşıma işini yapmak üzere kamyonunu taşıma mahalline getirdiği, buna karşılık davacı tarafça sözleşme uyarınca yükleme yapılacak mevkilerin belirlenip kamyonların yükleme yapılacak hale getirilmediği, her ne kadar davacı tarafça, davalının yönlendirildiği tarlaya gitmek istemediği iddia edilmiş ise de davalının, dava konusu sözleşmenin tanzimi karşılığında 20.000 TL bedelli bono düzenlemesi ve üç gün yükleme yapmak için ısrarla kamyonunu hazır bulundurulması karşısında bu iddianın hayatın olağan akışına aykırı görüldüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiği, bu haliyle avans olarak verilen çekin iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında avans olarak davalıya verildiği iddia olunan çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin davacı tarafından ihlal edildiği, dolayısıyla avans olarak davalıya verilen çek karşılığının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle sona erdiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, bu halde davacının sorumluluğunun ne olduğu hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve zaman itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nun taşıma sözleşmesinin gönderen tarafından feshedilmesi halini düzenleyen 865/2. maddesinde, sözleşmenin gönderen tarafından feshedilmesi halinde taşıyıcının kararlaştırılan taşıma ücreti ile bekleme ücretinden ve tazmini gereken giderlerden, sözleşmenin feshi sonucunda tasarruf ettiği giderlerin veya başka bir şekilde elde ettiği ya da kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaatlerin indirilmesiyle kalan tutarı veya kararlaştırılan taşıma ücretinin üçte birini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece açıklanan hüküm çerçevesinde taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin davacı gönderen tarafından feshedilmesi nedeniyle davalı taşıyıcının isteyebileceği bedelin kendisinden tercih hakkı da sorulmak ve gerekirse taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.