Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/8788 E. 2015/53 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8788
KARAR NO : 2015/53
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve tehdit
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve diğer atılı suçlardan mahkûmiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
10.09.2012 günü saat 18.00 sıralarında intikal eden olayın, sanık savunması ve katılan beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tekerrüre esas alınan KDZ Ereğlisi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2008 gün, 2006/449 Esas ve 2008/618 Karar sayılı ilamının kesinleşme günü olan 10.09.2012 tarihinden önce olduğunun gözetilmemesi ve sanığın adli sicil kaydında gösterilen ve getirtilmeyen diğer mahkûmiyetlerine ilişkin ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini içeren onaylı suretleri mahkemelerinden getirtilerek tekerrüre esas olan mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması,
İddianamede sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talep edildiği halde, 5271 sayılı CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığa ek savunma hakkı tanınmadan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık savunmalarında, mağdure hakkında çıkan söylentileri babasından duyması üzerine konuşmak için mağdurenin evine gittiğini, aralarında çıkan tartışma üzerine mağdurenin kendisine asılsız isnatlarda bulunulduğunu belirtmesi, sanık ile mağdure arasında husumet bulunduğunu taraflarcada belirtmesi karşısında, sanık ve mağdurun babası olan …’ın tanık olarak bilgi ve görgüsüne başvurulmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.