YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5393
KARAR NO : 2015/12688
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/266-2014/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin birikimlerini değerlendirmek amacıyla 12.11.1999 tarihinde …. … Şubesi’ne 282.000 DM tutarında para yatırdığını, banka çalışanlarına güvenerek kendisine verilen hesap cüzdanının hangi bankaya ait olduğunu incelemediğini, sonrasında … tarafından …’ye el konulduğunu, müvekkilinin bankaya yatırdığı paranın tarafına ödenmesi talebinin paranın … Bankası’na yatırıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, davalı kurumun bankanın usulsüz işlemlerine göz yumarak mağduriyete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin paralarının banka uhdesinde kaldığını, bu nedenle bankaya el koyan …’nin müvekkilinin paralarına da el koyduğunu, belirterek 217.777,00 TL’nin 22.12.1999 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatı faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 24.09.2012 havaleli ıslah dilekçesi ile … Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen kesinleşmiş karar uyarınca …. yöneticilerinin bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu, haksız ve hukuka aykırı fiillerle iradesi fesada uğratılmak suretiyle müvekkilinin mağdur edildiğini, dava dilekçesinde hesap hatasına dayalı olarak 217.777,00 TL talepte bulunduklarını, müvekkiline ait mevduat miktarının 77.384,47 TL olduğunu ileri sürerek bu miktarın 22.12.1999 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş avans faizi olan 344.532,62 TL ile birlikte toplam 421.917,09 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; kamu tüzel kişiliğine haiz olan müvekkili hakkında idare hukuku ilkelerine göre dava açılmadığını, davayı görmeye İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davada yasal faiz uygulanmasının zorunlu bulunduğunu, davalının müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; davaya dahil suretiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; daha öncesinde verilen kararın; davacı vekilince davalı …’ye ….’nin temsilcisi sıfatıyla husumet yöneltildiği, dava ve hüküm tarihi itibariyle …’nin ….’nin temsilcisi olmadığı, dosya kapsamına sunulan belgelerden bankanın tüzel kişiliğinin halen dava dışı … bünyesinde devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının temsilcide yanıldığı, bu yanılgının her zaman düzeltilebileceği, dava dilekçesinin dava dışı …’ye tebliği ile davaya devam edilmesi gerektiği, davalı sıfatı bulunmayan, dava konusu borcu üstlenmeyen … aleyhine hüküm oluşturulmasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle bozulduğu, bozma ilamına uyularak davalı …’nin davaya dahil edildiği, …. çalışanları tarafından davacının iradesi fesada uğratılarak dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. hesabına havale talimatı alındığı, ancak paranın buraya havale edilmeyip banka bünyesinde tutularak bağlı grup şirketlerine kredi olarak kullandırıldığı, … Bankası’nın kağıt üzerinde kaldığı, davalı …’nin ….’nin külli halefi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle 77.384,97 TL’nin 22.12.1999 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline, davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, off shore hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin davalı bankanın halefi olduğu …. Denizli Şubesi’ne 282.000,00 DM para yatırdığını beyan ederek bu paranın TL karşılığı olan 77.384,47 TL’nin 22.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsili talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından 12.11.1999 tarihli üç adet havale emriyle toplamda 282.000,00 DM’nin …. hesabına havale edildiği tespit edilmiş, davacının alacağının hesabında öncelikle yatırılan bu para 1.1.1999 tarihli sabit pariteden Euro cinsine dönüştürülmüş, bulunan meblağ talep uyarınca 22.12.1999 tarihli TL kuru baz alanarak TL’ye çevrilip alacak miktarı belirlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından …. çalışanlarınca iradesi sakatlanarak parasının … Bankası’na gönderildiği iddiasıyla ve haksız fiil hükümlerine dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı ancak off shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep etme imkanına sahiptir. Bu durumda mahkemece DM cinsinden alacağın off shore hesabına havalenin yapıldığı tarih olan 12.11.1999 tarihli kur üzerinden TL cinsine çevrilip, bulunan meblağ yönünden taleple bağlı kalınarak 22.12.1999 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.