YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9824
KARAR NO : 2015/12698
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/12/2014 tarih ve 2010/123-2014/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.04.2001 tarihinde davalı nezdinde kiraladığı kasasını 23.06.2003 tarihinde anahtar zayiinden dolayı açtırdığında kasadaki 100 milyar değerinde zümrütlü pırlantalı Rolex marka kol saati, 300 milyar değerinde pırlanta taşlı bir adet yüzük, 5 milyar değerinde 22 ayar altın kolye, 20 milyar değerinde Cartier marka 22 ayar bilezik, kolye ve zincir ile 70.000 ABD Doları’nın olmadığını gördüğünü, suç duyurusunda bulunduğunu, kasa ziyaret çizelgesindeki 11.03.2002 tarihli imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın kime ait olduğunu bankanın da bilmediğini, toplam 495.000.000.000 TL zararı doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000.000.000 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kiralık kasa sözleşmesi uyarınca davacının kasa anahtarını kaybettikten sonra üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacının kiralık kasanın eşi tarafından kullanılabileceğine dair talimatı olduğunu, kasa içerisinde davacının iddia ettiği değerde eşya olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne fazlaya dair istemin reddi ile 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.534,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.