Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4644 E. 2015/3422 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4644
KARAR NO : 2015/3422
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEME

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2011/48-2013/385 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü hazır bulunan asıl davada davacılar ve birleşen davada davalılar vekili . Av. İlke Kaygı, Av. … ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, davalılar ile müvekkilleri ile arasında düzenlenen Erişim Finans Faktoring Hizmetleri A.Ş’ne ait hisselerin davacılara devrinin kararlaştırıldığını, hisse alım satımının sonuçlandırılmasından sonra anılan sözleşmelerde açıkça devreden davalıların yükümlülüğünde olan hukuki ve mali yükümlülüklerin ortaya çıktığını, davalıların ihtara rağmen bu yükümlülükleri ifa etmediklerini, davalıların hisse alım satımına konu şirket kayıtları ile ilgili olarak müvekkilerini yanılttıklarını, bazı bilgileri sakladıklarının resmi merciler tarafından düzenlenen raporlarla anlaşıldığını ileri sürerek, şimdilik davalıların yükümlülüğünde olan 2004,2005 yıllarına ait şirket ortakları tarafından kullanılmış ancak faiz alınmamış avanslardan dolayı kurumlar vergisi, pişmanlık zammı ve

damga vergisi tutarından şimdilik 5.000 TL’nin, 27/10/2005 tarihinden önceki tarihte şirkete çalışan … ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve mahkeme masrafı tutarlarından şimdilik 1.000 TL’nin, …. ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve mahkeme masrafı tutarından şimdilik 500 TL’nin 2004 yılı sonu ve 2005 yılı Mart ve Haziran dönemine ait olup, tahakkuk ettirildiği halde ödenmeyen kurumlar vergisi-geçici vergi tutarından 1.000 TL’nin, 2004 yılına ait Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda tespit edilen, tahakkuk ettirilen ve uzlaşma sonucunda ödenen vergi ziyai ve cezası tutarından şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında yapılan hisse devir sözleşmesi çerçevesinde ek protokol sonucu hisse devrinin gerçekleştiğini, protokol ekinde devredilen şirketin mizanının yer aldığını, bu mizandan devir anında şirketin 544.549,80 TL kanuni takipte alacağı olduğunun belirtildiğini, davalıların 14/09/2005 tarihli sözleşmenin 4-B maddesine aykırı davranarak müvekkilinin zararına yol açtıklarını iddia ederek, şimdilik 10.000 TL’sinin temerrüt tarihi olan 14/09/2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemiş, ıslah dilekçesi ile istemini davalılrdan … yönünden 544.549,80 TL’ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, her iki sözleşme de satıcı temsilcisi … ve satıcıların hisse devri tarihinden önceki ticari borçlar, SSK borcu, vergi borcu, kıdem tazminatı gibi hususlarda sorumlu olduğuna ilişkin düzenlemeler yapıldığı, tarih olarak daha sonra yapılmış bulunan ikinci sözleşmede ilk sözleşmenin aksine, satıcı temsilcisi … ve diğer satıcıların sözkonusu sorumluluğunun doğabilmesi için alıcının bu tür oluşan ticari borç, SSK borcu, vergi borcu, kıdem tazminatı gibi istemleri için bunlara yönelik her türlü tebligat ihbarnameler ödeme emri ve bilgi isteme yazılarının …’e en geç 7 gün içersinde bildirilmesi ön şartının yüklendiği, sözkonusu bildirim önşartı yerine getirilmediği takdirde, …’in sorumluluğunun sona ereceği, aynı konuyu içeren farklı tarihli sözleşmelerdeki, farklı hükümlerden yeni tarihli olanın geçerli olduğu ve yeni tarihli sözleşmede öngörülen yada değiştirilen yada yeni bir düzenleme getiren hususların önceki sözleşmedeki buna aykırı olan hükümleri ortadan kaldıracağı, taleplere ilişkin satıcı temsilcisi …’e 27/10/2005 tarihli sözleşmenin 5/b maddesinde düzenlenen tarzda her hangi bir tebligatın çıkartılmadığı, bu bağlamda bu sözleşmenin 5/b maddesi uyarınca alıcıya yükletilen yükümlülüklerin alıcı tarafından sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmemesi sebebiyle davalı …’in sözkonusu borç, ceza, faiz ve diğer yükümlülüklerden sorumluluktan kurtulduğu, dolayısıyla davacının sözleşme uyarınca dava açtığı konular sebebiyle davacı …’in yada diğer satıcı hissedarların sorumluluğuna gidilemeyeceği, hisse alıcıları ile hisseyi satanlar arasındaki sözleşme sebebiyle tüzel kişiliğin taraf olmadığı, bu sözleşme sebebiyle sözkonusu zaten kendisinde olan alacak hakkının yeniden temlik almasının düşünülemeyeceği, sözleşme tarihinde ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunun 96.maddesi uyarınca hisse devri taahhüdünde bulunan … tarafından satıcı temsilcisi …’in uğradığı zararın tazmini gerektiği, gerek şirketçe tahsil edilen miktar, gerekse toplam alacak miktarı dikkate alınarak, toplam alacak miktarı olan 544.549,80 TL’den hakkaniyet gereği 1/2 oranında indirim yapılarak davacının talep edebileceği tazminat miktarı 272.275,00 TL olabileceğinin değerlendirildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada ise davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkında davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar vekili, birleşen davada ise davacı vekili ile davalılardan Yakov Barakos vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan asıl davadaki hükmiin onanması gerekmiştir.
2) Birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davalılardan Yakov vekilinin aşağıdaki (3) nolu, davacı vekilinin ise (4) nolu bent nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3) Birleşen dava 14.09.2005 tarihli hisse devir sözleşmesine aykırılık nedeni ile doğan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup, birleşen davaya dayanak yapılan sözleşme her ne kadar davalı Yakov ile davacı Bülent tarafından alıcıları ve satıcıları temsilen imzalanmış ise de anılan sözleşmenin 4/B maddesinin tüm alıcılar ve satıcılar üzerinde hisseleri oranında sonuç doğuracağının kabulü gerekir.Bu bağlamda davacı Bülent’in tüm hisseler için tek başına dava açamayacağı gibi davalı Yakov hakkında da tüm hisselere ilişkin olarak mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, birleşen davadaki hükmün bu nedenle davalılardan Yakov Barakos yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4) Birleşen davada hakkaniyet indirimi sonucu mahkemece yazılı miktara hükmedildiği halde hakkaniyet indirimi sonucu reddedilen miktar yönünden davalılardan Yakov yararına davacı aleyhine yazılı nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi kabul şekli bakımından doğru görülmemiş, karann bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5) BirIeşen davada bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin harç ve yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan asıl davadaki hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekili ile davalılardan Yakov vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalılardan Yakov vekilinin temyiz İtirazlarının kabulü ile karann bu davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin harç ve yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının asıl davada davacılardan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden birleşen davada davacı ve birleşen davada davalı …’a ayrı ayrı iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.