Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6227 E. 2015/15484 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6227
KARAR NO : 2015/15484
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi …. icra mahkemesine başvurusunda, alacaklı tarafından borçlu … hakkında, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/77 D.İş sayılı dosyası ile alınan ihtiyati haciz kararının uygulanması için … İcra Daiesi’nin 2014/3654 E. sayılı dosyasında, kendi araçlarına haciz konulduğunu, borçlu şirketle aralarında yalnızca isim benzerliği olduğunu, ünvanlarının farklı olduğunu ileri sürerek haczilerin kaldırılmasını istemiş; mahkmece ihtiyati haciz karar başlığındaki vergi kimlik numarası ile şikayetçinin vergi kimlik numarasının aynı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/77 D.İş sayılı ihtiyati haciz karar başlığındaki borçlu şirket adının … olduğu, şikayetçinin ise …. olduğu görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde; “Hukuki dinlenilme hakkı” düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Taraflar “silahların eşitliği ilkesi” gereği iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkına sahiptirler. Hakim tarafları dinlemeden veya açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/52 Esas, 2009/105 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; taraflar duruşmaya çağrılmadan, bir başka deyişle taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasa’nın 36. maddesi ile düzenlenen “iddia ve savunma hakkının kullanılmasına imkan tanınması ilkesi”nin doğal bir sonucudur. Gerçekten de savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası’nın 36. maddesi ile HMK.nun 27. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemece, davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Aksi halde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı, gerek öğreti gerekse yargısal kararlarda tartışmasız olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK.nun 16.maddesi kapsamında şikayet niteliğinde olup, aynı Yasanın 18/3. maddesi gereğince şikayetin incelenmesi konusunda duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı hususu icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, işin niteliği göz önüne alındığında icra mahkemesi takdirini duruşma açılması yönünde kullanmalı, tarafların iddia ve delilleri toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki açıklamalar ışığında duruşma açılarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, ticaret siciline yazı yazılarak …. ile …’nin ticaret sicil kayıtları istenip bu iki şirketin aynı şirket olup olmadığı hususunun araştırılıp tespit edilmesi, buna göre oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken anılan hususlar gözardı edilmek suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.