YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34288
KARAR NO : 2015/945
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takip sırasında borçlunun Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan almakta olduğu emekli maaşına haciz konulması üzerine, borçlunun haczin kaldırılması ve ödeme yapılan kısımların iadesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kısmen kabulü ile emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesinde; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez” düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan, 5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesinde değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasa’nın 32/2-b maddesine göre; “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” Bu düzenleme, İİK’nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Bir diğer anlatımla, 5838 Sayılı Yasa’nın 32/2-b maddesi ile yapılan düzenleme usule değil esasa ilişkin olup, İİK’nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir.
Somut olayda, şikayetçi borçluya örnek 10 ödeme emrinin 10.06.2010 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun 10.09.2012 tarihinde emekli maaşından her ay 500,00 TL kesinti yapılmasına ve emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği ve bunun üzerine alacaklı vekilinin talebiyle icra müdürlüğünce borçlunun emekli maaşına haciz konulduğu anlaşılmaktadır.
Borçlunun muvafakati, hakkındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonra olduğundan geçerli olup, 5838 Sayılı Yasa ile değişik 5510 Sayılı Yasa’nın 93. maddesine göre icra müdürlüğünce uygulanan haciz işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, şikayetin tümden reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulü ve emekli maaşı üzerine konulan haczin dava tarihi itibariyle kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.