Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9725 E. , 2021/4780 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/9725
Karar No : 2021/4780
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNANLAR (DAVALI) : 1-(DAVACI) …
2- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI)… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2-(DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2019/13842, K:2020/3535 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, arsası üzerine ev inşa etmek üzere yapı ruhsatı aldığı, ancak inşaata başlamadan arsasının kentsel dönüşüm programı kapsamında TOKİ’ye devredilerek ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle zarara uğradığından bahisle inşaat için yaptığı masrafların karşılığı olan toplam 38.667,00-TL’nin (ıslah sonrası; 64.207,73-TL’nin 28/02/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte) tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına yönelik, Danıştay Altıncı Dairesinin 15/06/2017 tarihli, E:2016/1315, K:2017/4833 sayılı kararına uyularak, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak tazminat kalemlerinden kerpiç bina değerine karşılık (20.000,00-TL, ıslah sonucu 35.687,54-TL) 4.026,75 TL, yapı ruhsatının verilmesinden önce 2006 yılında düzenlenen proje bedelleri olan ve zemin etüt raporu için jeoloji mühendisine ödenen 354,00-TL, harita mühendisine aplikasyon ve imar hattı için ödenen 1.003,00-TL tazminat isteminin kabulüne, inşaat mühendisine 3.500,00 TL ödendiği iddia edilmekte ise de, anılan ödemeye ilişkin herhangi bir faturanın ibraz edilemediği 28.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda, mühendislik hizmet bedelinin 4.267,00 TL olarak hesaplandığı, ancak davacının 3.500,00 TL ödediğini dava dosyasına ekli dilekçelerde ikrar ettiği anılan tazminat kalemine yönelik arttırım talebinde de bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebiyle bağlı olarak 3.500,00-TL tazminatın kabulüne, davacının yatırdığı 1.596,00-TL bina inşaat harcı, 50,00-TL plan proje harcı, 148,00 TL toprak hafriyat harcı, 25,00-TL yapı denetim defteri (çeşitli gelir harcı), 1.662,00-TL yol işgal harcı olan toplam 3.481,00-TL harcın idarece davacıya iadesine karar verildiğinden ve davalı idarece davacıya imar harcı karşılığı 3.454,90-TL’lik bir ödemenin yapıldığı (09.05.2008 tarihli ödeme emri belgesi ve tediye çeki) anlaşıldığından 3.481,00-TL tutardan 3.454,90-TL’nin mahsubu sonucu kalan 26,10-TL ile iade edilen tutar dışında kalan ve diğer harçlar tutarı olan 28,00-TL’ nin tazminat isteminin kabulüne, dava konusu … ada, … sayılı parselin (iptal edilen yapı ruhsatında … ada, … sayılı parsel) yüzölçümünün 31.03.2005 tarihli tapu senedinde 342 m2 olduğu, davacının, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin bitişiğinde bulunan mülkiyeti belediyeye ait 14 m2 yol fazlasını 700,00-TL karşılığında (Mülga) Malatya Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıuyarınca satın aldığı, davacıya karşı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… , sayılı (acele el koyma) ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyalarında açılan davalarda, taşınmazın yüz ölçümünün 356 m2 (342 m2 tapu ve 14 m2 yol olmak üzere) olarak belirlendiği ve davacının 700,00-TL’ye satın aldığı 14 m2 yol hissesi karşılığının kamulaştırma bedelinin hesabında dikkate alındığı görüldüğünden, davacının bu talebinin karşılanması mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğinden, tazminat isteminin bu kısmının reddine, Dava dosyasına ekli 05.05.2008 tarihli kum satın alınmasına ilişkin 2.478,00-TL tutarında fatura, 10.05.2008 tarihli kum satın alınmasına ilişkin 1.652,00-TL tutarında fatura, 15.05.2008 tarihli inşaat enkazı taşıma bedeline ilişkin 1.770,00-TL tutarında fatura olmak üzere toplamda 5.900,00-TL hafriyat masrafına konu zararın somut belgelerle delillendirildiği görülmekle taleple bağlı kalınarak 5.890,00-TL; 06.05.2008 tarihli çimento alımına ilişkin 2.527,56-TL tutarında fatura, 24.05.2008 tarihli tuğla ve inşaat demirine ilişkin 2.135,80-TL tutarında fatura olmak üzere toplamda 4.663,36-TL inşaat malzemesi masrafına konu zararın somut belgelerle delillendirildiği görülmekle taleple bağlı kalınarak 4.662,00-TL tazminatın kabulüne, 26.05.2008 tarihli başvuru dilekçesinde, enkaz bedelinin 2.500,00-TL olduğu, binanın yıkımına karşılık enkazın … isimli şahsa verildiği iddia edilmekte ise de, davacı tarafından hafriyat malzemesi ve ağaç bedelinin 2.500,00-TL olduğunu tevsik eden herhangi bir somut belgenin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğünden, tazminat isteminin bu kısmının reddine, idari yargı davalarında yalnızca miktarın artırılabileceği açık olduğundan davacının kira bedeline ve 25.11.2018 tarihli ıslah dilekçesinde belirttiği “emlak vergisi”, “iki yıllık çabası karşılığı 10.000,00-TL” ve “faiz” talebine yönelik talebinin reddine; sonuç olarak davacının maddi tazminat isteminin 19.489,85-TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının (44.717,88-TL) reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2019/13842, K:2020/3535 sayılı kararıyla; tazminat isteminin 19.489,85-TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının (44.717,88-TL) reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının; tazminat isteminin reddedilen kısmının kerpiç bina değeri yönünden bozulmasına, tazminat isteminin kabul edilen ve reddedilen kısmının kerpiç bina değeri dışında kalan tazminat kalemleri yönünden onanmasına, karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; Daire bozma kararında faiz talebine ilişkin değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, anılan kararın faiz talebine ilişkin kısım bakımından düzeltilmesi istenilmiştir.
Davalı idare tarafından; temyiz edilen kararın tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının davacının ıslah dilekçesiyle istemde bulunduğu faiz talebi yönünden karar verilmemesi bakımdan kaldırılmasına ve Mahkeme kararının, tazminat talebinin kabul edilen kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden, davacının faiz isteminin reddine dair kısmının bozulmasına, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin reddine, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemi yönünden;
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde; davacının maddi tazminat taleplerinin kabul edilen kısmına ilişkin öne sürülen hususların, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığı, bu nedenle Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2019/13842, K:2020/3535 sayılı kararının bu kısmına yönelik kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının, tazminata yasal faiz işletilmesi talebi bakımından kararın düzeltilmesi istemine gelince;
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Altıncı Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2019/13842, K:2020/3535 sayılı kararının davacının faiz talebinin reddi yönünden karar verilmemesine ilişkin kısmı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Malatya ili, merkez, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel üzerinde ev inşa etmek amacıyla … tarihli, … sayılı yapı ruhsatını aldığı, söz konusu parseli de kapsayan alan ile ilgili olarak Malatya Belediye Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında 12/04/2007 tarihinde Kentsel Dönüşüm Projesi Ön Protokolünün imzalandığı, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile söz konusu bölgenin kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edildiği, 05/05/2008 tarihinde belediye ile TOKİ arasında asıl protokolün imzalandığı, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararı ile kentsel dönüşüm alanı imar planının kabul edildiği, bunun üzerine belediye görevlilerince, davacının, arsasının kentsel dönüşüm alanı içinde kaldığı, bu nedenle TOKİ’ye devredileceğinden inşaat yapmaması konusunda uyarıldığı, bunun üzerine, davacının, ruhsata güvenerek ve ev yapmak üzere arsasında bulunan kerpiç evini yıktırdığı, yeni bina inşaatının temel çalışması sırasında idare tarafından, parsel kentsel dönüşüm alanında kaldığından inşaat çalışmalarına devam etmemesi gerektiğinin bildirilmesi nedeniyle tarafına yapı ruhsatı verilmesinden kaynaklanan zararlarının tazmini için belediyeye başvurması üzerine, … tarihli,… sayılı belediye encümeni kararı alınarak; … tarihli, … sayılı yapı ruhsatının iptali ile 3.481-TL proje tasdik, yol işgaliye vs. harç tutarının ödenmesine karar verildiği, ardından davacı tarafından, plan-proje çizdirdiği, inşaat malzemeleri satın aldığı, zemin etüdü yaptırdığı ve inşaat harçları yatırdığı halde davalı idarece yapı ruhsatı iptal edilerek inşaat yapmasına izin verilmediği, davalı belediyenin arsasının kentsel dönüşüm alanı içinde kalacağını haber vermemekle veya kentsel dönüşüm içinde kalacak arsaya yapı ruhsatı vermek suretiyle kusurlu davrandığı iddia edilerek inşaat yapmak üzere yaptığı masraflara karşılık gelen toplam 38.667,00-TL’nin (ıslah sonrası 64.207,73-TL’nin 28/02/2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte) tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde, tam yargı davaları idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın “İptal ve tam yargı davaları” başlıklı 12.maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bilindiği üzere tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Yasanın 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Yasanını 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Yasaya Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Nitekim, 6459 sayılı Yasanın 4. maddesinin (tasarının 3.maddesi) gerekçesinde, “AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.” ifadesine yer verilmiştir.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Yasaya göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava konusu … ada, … sayılı parsel üzerinde ev inşa etmek amacıyla … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı alınmış, parsel üzerinde mevcut kerpiç bina yıktırılarak inşaat çalışmalarına başlanılmasından sonra idare tarafından, parsel kentsel dönüşüm alanında kaldığından inşaat çalışmalarına devam etmemesi gerektiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, davacı, yapı ruhsatı alarak inşaat çalışmalarına başlamış olmasından kaynaklanan masraflarının ödenmesi istemiyle idareye başvurmuş, bunun üzerine idarece yapı ruhsatı iptal edilerek sadece proje tasdik ve yol işgaliye vs. olarak belirtilen giderlerine karşılık 3.481-TL’nin ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı, zararlarının ödenmesi istemiyle idareye başvuruda bulunduğundan, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için alacağa faiz ödeme yükümlülüğünün bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Ancak davacı, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmayıp, tazminat istemini artırdığı ıslah dilekçesinde alacağının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istediğinden, ıslah yolu ile yapılan faiz istemi bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faize karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, davacının faiz isteminin ıslah dilekçesi verildiği tarihten itibaren, kabulüne karar verilen tazminata uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkeme kararının faiz isteminin reddine ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN KABULÜYLE, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının; faiz isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
2. Anılan Mahkeme kararının, tazminat isteminin reddedilen kısmının kerpiç bina değeri yönünden bozulmasına, tazminat isteminin kabul edilen ve reddedilen kısmının kerpiç bina değeri dışında kalan tazminat kalemleri yönünden onanmasına, dair Dairemiz kararının, bozma ve kabule ilişkin kısmın onanmasına dair bölümüne karşı davalı tarafından yapılan KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN İSE REDDİNE,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 31/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.