Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18021 E. 2015/3403 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18021
KARAR NO : 2015/3403
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2013/245-2014/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari iş sebebiyle satmış olduğu … sürücünün 14.08.2013 tarihinde müşteriye teslim edilmek üzere davalı kargo şirketine MO-280070 gönderi numarası ile teslim edildiğini, malın taşıma esnasında hasar gördüğünü ve müşteri şirket tarafından hasardan dolayı malın teslim alınmadığını, müşteri tarafından kabul olunmayan hasarlı malın müvekkili şirketin elinde kaldığını, taşıma ücreti ile taşımayla ilgili vergi, resim ile diğer taşıma masraflarının müvekkili şirketçe karşılandığını, davalı kargo şirketinin oluşan zarardan tam sorumlu olduğunu ve davalı tarafça tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.304,16 TL hasara uğrayan mal bedelinin, taşıma ücreti, taşımayla ilgili vergi, resimler ile diğer masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmak üzere müvekkili şirkete teslim ettiği eşyanın kısmen hasar görmüş olduğundan davacının taşımaya konu malzemenin bedelinin tahsili talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, tamiri mümkün olan ve ehemmiyetli olmayan hasar nedeniyle malzemenin hasarının giderilmesi mümkün olduğu halde bunu kabul etmeyerek dava açarak iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiğini, eşyanın hasara uğraması halinde onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceğini bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, hasara uğrayan gönderi konusu malın davalı taşıyıcı uhdesinde iken hasara uğradığı hususunda herhangi bir çekişme bulunmadığı, uyuşmazlığın çözülmesi gereken noktasının davacı tarafından gönderilen gönderi konusu malın gereği gibi ambalajlanıp, ambalajlanmadığı ya da üründeki küçük çaplı hasarın davalı tarafından karşılanıp o halde ürünün davacıya verilmesi gerekip gerekmediği hususlarında olduğu, davalının kendi üzerine düşen taşınacak ürünü özenli bir şekilde hasarsız olarak karşı tarafa teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bilirkişi incelemesi neticesinde siemens marka sürücünün ambalajının hasar gördüğü, forklift ya da başka bir kaldıraç vasıta ile taşıması gereken ürünün özensiz olarak

taşınması esnasında her nasılsa hasara uğratılması sebebi ile 100-150 TL tutarında hasar meydana getirildiğinin anlaşıldığı, davacının satıcı firma olduğundan 100-150 TL ‘lik bu hasarı tamir ettirip tamir bedelini davalıdan tahsil ederek davacının bu halde sürücüye katlanmasının beklenemeyeceği, hasarlı hali ile bu ürüne davacının katlanma yükümlülüğünün de bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının alacısına sattığı ve davalı taşıma şirketi ile taşınma esnasında hasara uğrayan SSE6430-2UD35-5FAO Siemens sürücünün davalıya verilmesi karşılığında ürün fatura bedeli olan 6.304,16 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava, karayolu ile yurtiçi eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari iş sebebiyle satmış olduğu sürücünün taşıma esnasında hasar gördüğünü ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında karayolu ile eşya taşıma sözleşmesi bulunmakta olup, davaya konu emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığı dosya kapsamı itibari ile çekişmesizdir. Buna karşın davalı taraf, davaya konu malın ambalajının yetersiz olduğunu savunmuş ve bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı savunmasını destekler yönde açıklamalara yer verilmiştir. Taşıma nedeniyle meydana gelen hasar tarihi itibari ile uyuşmazlık konusu olaya 6102 sayılı TTK hükümleri uygulanacak olup, değinilen Yasa’nın 878/1-b maddesi hükmü uyarınca gönderen tarafından yapılan ambalajlardaki eksiklikler nedeniyle oluşacak hasar nedeniyle taşıyanın sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Buna karşın mahkemece değinilen savunma ve düzenleme kapsamında değerlendirme yapılmamış, ambalajdaki eksikliğin hasara etkisi ve varsa davalının müterafik kusuru incelenmemiştir. Bu durumda, eksik inceleme ve değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2 – Öte yandan, hasar bedeli bilirkişi tarafından 100 – 150 TL olarak belirlenmesine karşın, mahkemece davacının malı hasarlı hali ile kabul zorunluluğunun bulunmadığı yönünde gerekçeye yer verilerek, davanın tümden kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; TTK’nın 880/2. maddesi uyarınca, tazminatta esas alınacak değerin tespitinde, “Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir.” düzenlemesi mevcut olup, davalının sorumluluğuna hükmedilmesi halinde, değinilen yasa maddesi gereğince işlem yapılmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.