Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1377 E. 2015/3318 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1377
KARAR NO : 2015/3318
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 tarih ve 2012/153-2014/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı kişinin, davalılardan … davalı Banka tarafından verilen kredi kartı ile davacının işyerinden alışveriş yaptığını, ancak davacının kredi kartını davalı … ait olduğunu alışveriş esnasında bilmediğini, daha sonra bu kişinin alışverişleri kendisinin yapmadığı gerekçesiyle bankaya başvuruda bulunduğunu ve ilk başta üye işyeri olduğu davadışı banka tarafından ödenen alışveriş bedellerinin davacıdan tahsil edildiğini, davalıların ihmali davranışlarları sonucu davacının zarara uğradığını, davalı Banka’nın yapılan alışverişler konusunda davalı müşterisini uyarmadığını ileri sürerek 24.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, yargılama sırasında 01/11/2011 tarihli dilekçesi ile talebinin 14000 TL olduğunu ayrıca davalılardan … yanlışlıkla husumet yönelttiklerini, bu kişinin davacının işyerinde çalışan kişi olduğunu beyan etmiştir.
Davalı Banka vekili, kusurları bulunmadığını, dava konusu olayda davacının kusurlu olduğunu, alışveriş yapanın kimliğini sormadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu, dava konusu alışverişin mail order yolu ile yapıldığını, davacının satış yaparken gerekli özeni göstermediğini, işlemin pazar günü yapıldığını, müvekkilinin işlemden ancak 12/05/2010 tarihinde kartın yetersiz bakiye vermesiyle haberdar olunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu alışverişlerin davalı …’nin kart bilgilerini eline geçiren üçüncü şahıs tarafından mail-order yoluyla gerçekleştirildiği, mail-order yoluyla alışverişin sadece kredi kartı bilgilerinin verilmesi suretiyle gerçekleştirildiği, kredi kartının fiziken kullanılmasının gerekli olmadığı, dava konusu olayda kullanılan kredi kartının… Banka’sı A.Ş.’ye ait olup, davacı ile aralarında üye işyeri sözleşmesinin bulunmadığı, bu durumda işyerinin özen yükümlülüğünün daha da fazla olduğu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayıp kimlik kontrolü ve imza kontrolü yapmadığı, davalıların kusurunun bulunmadığı, her ne kadar davacı yargılama sırasında talebinin 14.000 TL olduğunu ve

yanlışlıkla davalı Abdullah’ a husumet yönelttiğini beyan etmişse de bunun feragat olarak nitelendirilemeyeceği, çünkü feragatın açık olması gerektiği, davacının anılan beyanın davanın kısmen geri alınması şeklinde değerlendirilmesi halinde ise davalıların açık muvafakati söz konusu olmadığından davacı vekilinin 01/11/2011 tarihli dilekçesine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.