Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/26931 E. 2015/983 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26931
KARAR NO : 2015/983
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlular keşideci ve lehtar icra mahkemesine başvurularında; takibe konu senetteki imzanın kendilerine ait olmadığını belirterek imzaya itiraz etmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verilmiş, hükmü davacı borçlular vekili tazminat ve para cezası yönünden alacaklı vekili ise esastan temyiz etmiştir.
1-Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda keşideci imzasının borçlu……’a ait olmadığı, lehtarın imzasının ise borçlu …’a ait olduğu belirtilmiştir.
TTK’nun 778. maddesinin (Eski TTK 690) göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun’un 677. maddesinde (eski TTK 589); “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre keşideci tarafından atılan imzanın keşideci tarafa ait olmaması, imzaların istiklali ilkesi gereğince senet metnindeki diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyecek, senet metninde imzaları bulunanların bu imzalardan sorumluluğu devam edecektir.
O halde yukarda açıklanan ilke ve hükümler uyarınca davacı … (Lehtar) yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, lehtar yönünden de yazılı şekilde takibin durdurulmasına karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.