YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7577
KARAR NO : 2015/1325
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığı… Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti’nin hissedarı ve yetkili müdürü olduğu, bu şirket ve katılan şirketin acentelik sözleşmesi imzaladığı, sanığın bu sözleşmeye dayanarak … A.Ş. adına poliçe tanzim ederek prim tahsil ettiği, tahsil ettiği prim bedeli olan 134.918,42 TL’lik kısmı katılan şirkete ödemediği olayda, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan şirket vekili şikayet dilekçesinde, sanığın katılan şirkete olan 180.625,71 TL borcun 134.918,42 TL’lik kısmını ödediğini belirtmesi karşısında, katılan vekiline 5237 sayılı TCK’nın 168/4.maddesi kapsamında kısmi ödemeye rızası olup olmadığının sorulup sonucuna göre sanık hakkında
5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile TCK’nın 168. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan şirkete karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.