YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7487
KARAR NO : 2015/1321
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; sanık … ‘ın … Turizm Seyahat Ltd. Şti ‘nin temsile yetkili büyük ortağı olduğu, şirketi temsil hususunda …’a vekaletname verdiği, … ‘ın …Ltd. Şti ‘nin acentesi olarak … Turizm isimli işyerini işlettiği, .. Turizm ismi ile internette reklam yayınlayıp…’de bulunan .. isimli otelin görüntülerini ve verilen hizmetleri anlatarak her şey dahil günlük 59 TL’ye satış yaptığı, bu otelin işletmecisi olan … Turizm Ltd. Şti ile aralarında hukuki ihtilaf doğduğu halde reklamları yayınlamaya devam edip katılandan 26/07/2008- 01/08/2008 tarihleri arasında adı geçen otelde konaklama bedeli olarak 1416 TL’yi tahsil ettiği iddia edilen olayda, sanıkların savunmalarında, katılan ile aralarında sözleşme bulunduğunu,
olayın otel ile aralarındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığını beyan etmeleri karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için… isimli otelin işletmecisi olan.. Turizm Ltd. Şirketinin yetkilisi tespit edilerek sanıkların katılan adına belirtilen tarihlerde rezarvasyon yaptırıp yaptırmadıkları otel kayıtları da incelenmek suretiyle araştırılarak, kayıt var ise katılanının otele kabul edilmeme sebebinin tespit edilmesi, katılan adına otelde rezarvasyon kaydı yok ise sanıkların eyleminin ne şekilde hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından belirlenmek suretiyle sanıkların durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.