Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18123 E. 2015/3198 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18123
KARAR NO : 2015/3198
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/385-2014/1279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan döviz hesabındaki miktarın, başka bir bankaya havalesi için talimat verdiklerini ancak davalı banka bu işlem için masraf alacağını beyan edince paranın nakit çekilmek istendiğinin bildirildiğini, davalı bankanın buna rağmen hesaptaki parayı havale ettiğini, işlem için de masraf kestiğini, hesap açılmadan önce davalı banka ile işlemlerden masraf alınmayacağı konusunda şifahi olarak anlaşıldığını, dava konusu işleme kadar da davalı bankanın hiç masraf almadığını, masraf olarak alınan miktarında makul olmadığını ileri sürerek, masraf olarak kesilen 2.234,62 TL’nın (1.515,00 $) tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesaptaki parayı nakit çekmek istediğini, meblağın yüksek olması nedeniyle paranın hemen hazır olamayacağı bildirilince davacı tarafından havale talimatı verildiğini ve bu talimata istinaden işlemin yapıldığını, davacı ile aralarında masraf alınmaması yönünde bir anlaşma bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, dava konusu işlemden önce 16.7.2009 ve 22.12.2009 tarihlerinde yapılan havalelerden masraf alınmadığının davalı banka tarafından bildirildiği, bu durumda davacının havalelerden masraf alınmayacağına ilişkin sözlü anlaşmanın varlığına yönelik iddiasının sabit olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.234,62 TL’nin 18.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.