YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18367
KARAR NO : 2015/3323
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2014 tarih ve 2014/81-2014/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirket ile … Bankası arasında imzalanan kredi sözleşmesinde davacının kefil olduğunu, borç ödenmeyince bankanın davacı aleyhine icra takibi başlatarak emekli maaşına haciz koydurduğunu ve emekli maaşından kredi borcuna mahsuben toplamda 3.691,53 TL kesildiğini, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek anılan miktarın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı … Makina Ltd. Şti. tarafından alacağını davalıya devreden…Bankası’ndan kredi çekildiği, davacı kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle borçlu ve kefil hakkında icra takibine girişildiği, borcun ödenmemesinden dolayı davacının almakta olduğu … maaşı üzerinden muvafakatı alınmaksızın kesinti yapıldığı yapılan kesintinin 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesine aykırı olduğu, kesinti yapılan miktarın 3.691,53 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan miktarın maaşta kesinti yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı bankada bulunan maaş hesabına konulan bloke nedeniyle maaş hesabından kredi hesaplarına aktarılan miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu Kanun’un 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara”, asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece re’sen gözetilmelidir. Bu itibarla mahkemece,
uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.