YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8057
KARAR NO : 2015/6162
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile kardeş olduklarını, diğer davalıların da Hatice’nin çocukları olduğunu, uzun zamandan beri yurtdışında yaşadığı için davalı Hatice’ye 2 adet evin tapusunu yarı yarıya adına çıkarması için vekalet verdiğini, evlerden birinin satış parasının yarısını da Hatice’ye gönderdiğini, davalının vekalet görevini kötüye kullanarak evin tamamını kendi adına kaydettirdiğini, bu ev için davalıya gönderdiği 2.500,00 TL nın davalıdan tahsilini istediğini, ayrıca davalıların kendisini arayarak para gönderirse 1. Etap TOKİ konutlarından bir daire alacaklarını, tapuyu adına kaydettireceklerini söylemeleri üzerine 5.000,00 TL peşinat bedeli ile 2007 ve 2008(Temmuz dahil) taksit ödemelerini davalılara gönderdiğini, dairenin kapı değişimi, tezgah mermeri, mutfak dolabı, vestiyer, duşakabin, TV, mutfak penceresi için istedikleri paraları da davalılara gönderdiğini, davalıların yine vekalet görevini kötüye kullanarak evin tapusunu kendisi adına yapmadıklarını ileri sürerek, 1. evin yarı payı ile TOKİ’deki evin tam değerinin hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bulunacak değerler toplamının 30.000,00 TL sının davalılardan tahsiline, olmadığı takdirde gönderdiği paraların yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacının borçlu bulunduğu parayı gönderdiğini, banka havalelerinin herhangi bir şarta bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalıların vekalet görevini kötüye kullanması, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Mahkemece, davacı tarafın banka dekontları ve davalı … verilen vekaletname haricinde sadece yemin deliline başvurduğu ve bu delil sonucu da davalıların yeminli beyanlarında davacının iddialarının doğru olmadığını beyan ettikleri, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bremen Noterliğinin Haziran 2000 tarihli vekaletnamesi ile davacının gayrimenkullerin alış ve satışını yapma konusunda davalı …’u vekil tayin ettiği anlaşılmaktadır. Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Her ne kadar mahkemece, davacının vekaletname ve banka dekontu haricinde sadece yemin deliline dayandığı gerekçesi ile davacının davalılara yemin teklif etme hakkını kullandığı, davalıların da yeminli beyanda bulundukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, davacı ile davalı Hatice’nin kardeş oldukları göz önüne alındığında 6100 sayılı HMK’nun 203. maddesi(1086 sayılı HUMK 293. maddesi) gereğince davacının, sadece davalı Hatice’ye gönderilen paralara ilişkin banka dekontları yönünden tanık dinletme hakkı bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.