YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18240
KARAR NO : 2015/3407
KARAR TARİHİ : 12.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2013/87-2014/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … Basın Sanayi A.Ş.’nin hissedarı olduğunu, bu şirkette ibra edilmemiş olan yönetim kurulu başkan ve üyelerinin tekrar seçildiğini, 2009 yılı genel kurulunda yönetim kurulu üyeleriyle ilgili şahsi sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, denetçilerin bu davayı açtığını ancak bilahare bu davadan feragat ettiklerini, şirkete ait Bahçelievler’deki gayrimenkulün yönetim kurulu üyelerince satıldığını, taşınmazın çok düşük bedelle satıldığını ve vadesinde tahsil edilememiş çekin arkasına karşılıksız kaydının yazdırılmadığını, … şirketinin yönetim kurulu üyelerinden … hissedarı olduğu …. A.Ş.’den 5 milyon TL üzerinde alacağı olduğunu, bu eylemlerin… şirketinin zararına olduğunu ve şirket denetçilerinin de davadan feragat ederek bu eyleme iştirak ettiklerini belirterek ibra edilmemesine rağmen yeniden seçilmiş bulunan ve haklarında şahsi sorumluluk davası açılmasına karar verilmiş olan davalı şirket yönetim kurulunun yetki ve görevlerini devralacak bir kayyumun ihtiyati tedbir mahiyetinde acilen atanmasını, davalı olarak zikredilen denetim kurulu üyeleri olan … ve … TTK’nın amir hükümlerine rağmen kendilerine verilen dava açma ve şirketi denetleme görevlerini kasten ve yerine getirmediğinden bu görevlerinde devam etmelerinde sakınca bulunmakta olup, bağımsız bir denetçinin şirket murakıbı olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, her ne kadar davacı taraf beyan dilekçelerinde ve son celse açıklamalarında dava dilekçesinin konu bölümünde davalılar şahsi mesuliyetinin tespiti ve tazmini talep ettiğini belirtmiş ise de 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi kapsamındaki düzenleme gereğince davacı taraf dava dilekçesinde netice-i talep kısmında taleplerini tam ve ayrıntılı olarak belirtmesi gerektiğinden netice-i talep kısmında davalıların şahsi sorumluluğuna yönelik herhangi bir
talep bulunmadığı, bununla birlikte 6100 sayılı HMK düzenlemesi kapsamında dava dilekçesinin tam belirli, açıklayıcı mahiyette olması gerekmekte olup özellikle zarar iddialarının var ise nelerden ibaret olduğunun ve zararın miktarının belirlenerek dava dilekçesinin düzenlenmesi veyahut bu konudaki eksikliklerin yargılama aşamasında sürelere uyulmak suretiyle düzeltilmesinin gerektiği, davacının neticei talep kısmında talep ettiği hususlar yönünden dosyanın incelendiğinde şirketin mevcut durumu itibariyle özel denetçi atanması ve kayyım belirlenmesine yönelik taleplerinin yerinde olmadığı, bu taleplerin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.