Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18259 E. 2015/3601 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18259
KARAR NO : 2015/3601
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2013/320-2014/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin 30.11.1999 tarihinde …A.Ş’nin İzmir Şubesi’ne 12.873,89 TL yatırarak %87 faiz üzerinden hesap açtığını, bankaya el konulmasından sonra hesabın off shore niteliğinde olduğu gerekçesiyle müvekkiline ödenmediğini, mevduatın … A.Ş. tarafından … Grubu şirketlerine aktarıldığını, … bankasının paravan bir kuruluş olduğunu, bilahare… A.Ş’nin davalı bünyesine katıldığını ileri sürerek 12.873,89 TL’nin 30.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin geçtiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca mali vecibenin ve taraf sıfatının … üzerinde bulunduğunu, sadece vekalet işlemi yürüten müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil … vekili, müvekkilinin bir borç üstlenmesinin bulunmadığını, asıl muhatabın… olduğunu savunmuştur.
Fer’i müdahil … vekili, davacının dava konusu tutar haricinde muhtelif tarihlerde … hesaba havaleler yaptığını, vade sonlarında tahakkuk eden … faizlerini tahsil ettiğini, böylece yüksek faiz avantajlarından yararlanıldığını, iradenin arkasında tatlı kâr kazanma eğiliminin bulunduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumetin …bankasına yöneltilmesi gerektiğini, bankanın havale işlemini gerçekleştirdiğini,… hesap cüzdanına itiraz edilmediğini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, …hesabına aktarılan paranın fiilen … bankasına gönderilmediği, davalı bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın … şirketinden tahsil edilemediği, … hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde davalı banka yöneticilerin çalışanlarına emir ve talimat verdikleri, dolayısıyla her ne kadar davacının hesabındaki paranın havalesi ile ilgili talimatı bulunsa dahi banka yöneticileri ve çalışanlarının yönlendirmesiyle davacının iradesinin fesada uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.873,89 TL’nin 30.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava kısıtlı …’e vesayeten vasi … tarafından açıldığı halde karar başlığında hem kısıtlının hem de vasinin davacı olarak gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.