Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/15408 E. 2015/6771 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15408
KARAR NO : 2015/6771
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı avukata vekaletname verdiğini, sözleşmeli memur olarak çalıştığı kurumda haksız olarak işten çıkarıldığını, idari işlemin iptali için davalının açtığı davada süreleri kaçırdığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, avukatın görevini gereği gibi yapmadığını, zarara uğradığını ileri sürerek 35.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, avukat olan davalının özen ve sadakat borcuna aykırı davranmak suretiyle müvekkili olan davacıyı, zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkindir. B.K.’nun 380. ve devamı (6098 sayılı T.B.K.’nun 502 ve devamı) maddelerine göre, vekil, müvekkiline karşı vekaleti “sadakat ve özenle” ifa etmekle yükümlüdür. Vekilin, özen borcunun gereği olarak, mesleki bilgi ve deneyimleri ile hayat deneyimlerine ve işlerin normal oluşuna göre gerekli girişim ve davranışlarda bulunması, başarılı sonucu engelleyecek davranışlardan kaçınıp basiretli olarak hareket etmesi gerekmektedir. Vekil, amaçlanan sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için gerekli olan çalışmaların özenle yerine getirilmemesinden sorumludur. Bir avukatın yasa ile öngörülen süre içinde yapılması gereken işleri yapmaması, süresinde dava açmaması, müvekkili aleyhine verilen kararı temyiz etmemesi özen borcunun gereği gibi ifa edilmediğini ve vekilin kusurlu olduğunu gösterir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için, sadece eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli olmayıp, eylem sonucunda bir zararın da doğmuş olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gereklidir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa;
Davalı avukat tarafından davacıya vekaleten Balıkesir İdare Mahkemesinin 2008/1559 esas sayılı dosyası ile idari işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, bu davanın mahkemece, 30 günlük dilekçe yenileme süresinin geçmesi nedeniyle süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, kararın Danıştay tarafından onandığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece, İdare Mahkemesinde açılan davada dilekçenin süresinde yenilenmesi halinde davacının davayı kazanabilme ihtimalinin olup olmadığı, olmadığı takdirde bile, sorumlulara karşı başkaca hukuki sebeplerle talepte bulunma hakkı bulunup bulunmadığı, başka bir deyişle davacı müvekkilin, vekilin eylemi ile zarara uğrayıp uğramadığı, zararın gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz. Öyle olunca mahkemece, davalı vekil tarafından davacı müvekkiline vekaleten Balıkesir İdare Mahkemesinde açılan iptal davasına ilişkin dosya incelenip gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor da, alınmak suretiyle davacının dilekçe süresinde yenilenmiş olsaydı iptal davasını kazanabilme ihtimalinin olup olmadığı, sorumlulara karşı başkaca hukuki sebeplerle talepte bulunma hakkı bulunup bulunmadığı, dolayısıyla davacı müvekkilin davalı vekilin eylemi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı hususlarının belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 5.3.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.