YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2959
KARAR NO : 2015/3404
KARAR TARİHİ : 20.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, dayanak senette düzenleyenin imzası bulunmadığından aval veren olarak kendisinin de sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
TTK.nun 776/1-g maddesi gereğince, bononun, düzenleyenin imzasını taşıması zorunludur. Aynı Kanun’un 778.maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken yine TTK’nun 701/3.maddesi gereğince, düzenleyenin imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aynı Kanun’un 702/1.maddesine göre de, aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.
Somut olayda, takip konusu senette düzenleyen olarak … gösterilmiş olup, borçlu ise aval veren durumundadır. Senet üzerinde birbirinin aynı olan borçluya ait iki imza bulunmaktadır. Bu durum, mahkemenin kabulünde olduğu gibi alacaklı tarafından da aksi iddia edilmemiştir.
TTK.nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun’un 677. maddesine göre, bir bono, bono ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların istiklali olarak adlandırılan bu ilke gereği, lehine aval verilenin imzası onu bağlamasa dahi aval veren, imzası nedeni ile sorumlu olur. Ancak bu durum sahibini bağlayıcı olmasa da şeklen bir imzanın mevcut olması hali için geçerlidir. Şikayete konu takibin dayanağı olan senette ise, bononun zorunlu unsurlarından olan düzenleyenin şeklen de olsa bir imzası yer almamaktadır. Kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması halinde aval verenin sorumluluğu ortadan kalkar.
TTK.nun 776/1-g maddesi gereğince; düzenleyenin imzasının bulunmaması halinde senet bono olarak kabul edilemeyeceğinden, imzası bulunmaması nedeniyle sorumlu görülmeyen bu kişi için verilen aval de geçersiz olacaktır.
O halde, mahkemece, düzenleyenin imzasını içermemesi nedeniyle bono vasfında bulunmayan senetten dolayı verilen aval de geçersiz olup, aval veren durumundaki borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.