YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3031
KARAR NO : 2015/69
KARAR TARİHİ : 12.01.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, (Sanık Umut) kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (Her iki sanık)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık Umut hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın aşamalarda istikrarlı bir şekilde mağduru tanımadığını, mağdurun bulunduğu…. ikamet etmediğini, Turgutlu ilçesinde annesiyle birlikte kaldığını, bir işyerinde çalıştığını ve hiç ayrılmadığını belirten savunmaları, sanığın bu savunmalarını doğrular nitelikteki işyeri sahibi tanığın beyanları, sanık hakkındaki şikâyetin iddia edilen olaydan hemen sonra yapılmaması, mağdurun soruşturma aşamasında sanığın kolunda ”Neden ben” yazdığı ve kollarında jilet kesiği olduğu iddiasının mahkemece yapılan incelemede doğrulanmaması, sadece ”Anne” yazılı dövmenin tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamından üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmayan sanığın müsnet suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sanık Burhan hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdurun soruşturma aşamasında avukat huzurunda teyzesinden dönerken sanığın kendisine pamuk şekeri vereceğini söyleyerek mezarlığa götürdüğüne ve orada zorla ilişkiye girdiğine dair beyanlarına karşılık, yargılama aşamasında, pamuk şekeri teklifi olmadı, tehditle götürdü sokmadan emin değilim sürtmede olabilir, şeklinde çelişkili beyanda bulunması, mağdurun annesinin olay tarihinde mağdur oğlu ile birlikte teyzesinden döndükten sonra mağdurun ismini Hasan olarak öğrendiği çocukla sokakta oyun oynadığını, eve geldiğinde mağdurun, oyun oynadığı o çocuğun kendisini mezarlığa götürüp fiili livatada bulunduğunu söylediğini, ancak olay tarihinde mağdurla oynayan çocuğun huzurdaki sanık olmadığına dair mağdur oğlu ile çelişen, oğlunu doğrulamayan beyanları, sanık hakkındaki şikâyetin olaydan yaklaşık beş yıl sonra yapılması ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı anlaşıldığından müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.