YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1140
KARAR NO : 2015/3926
KARAR TARİHİ : 20.03.2015
##########
MAHKEMESİ :##########TİCARET MAHKEMESİ
##########
##########
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVACI : NEVKURT OTOMOTİV NAKLİYAT TURZ. GIDA İNŞ. TAH. PETROL ÜRÜNLERİ SAN. LTD. ŞTİ.
VEKİLİ : AV. …
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVADA DAVALI : …
VEKİLİ : AV. …
ASIL DAVADA
##########
VEKİLİ : AV. …
BİRLEŞEN DAVADA
##########
VEKİLİ : AV. …
BİRLEŞEN DAVA : KAYSERİ 1. ASLİYE TİC. MAHKEKEMESİ’NİN 2011/295 E.
Taraflar arasında görülen davada Kayseri(Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2014 tarih ve 2012/118-2014/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin vergi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, şirket müdürü ve ortak olan davalı …’nin şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğrattığını, davalı şirket müdürünün VUK 10. madde uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 39.128,20 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini; birleşen davada, 32.910,63 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden kamu borçları nedeniyle ödeme yapan davacı ortağın, asıl dosya davalısı şirketten ödemiş olduğu vergi ve vergi cezası toplamı 72.038,84 TL’yi vekaletsiz iş görme hükümleri gereği talep edebileceği, davalı Bahattin’in meydana getirdiği zararın ortaklığa ait bir zarar olup, davacı tarafından bizzat kendi adına talep edilemeyeceği, davacının ödediği 3.715,00 TL’lik miktarın vergi cezasına ilişkin olduğu, bu miktardan davalı şirket temsilcisi …’nin de sorumlu tutulması gerekeceği; birleşen dava yönünden, davacının ödediği vergi
.
ve vergi cezalarının davalı … Mermer Ltd. Şti.’ye ait olduğu, bu nedenle bu borçtan davalı …’nin sorumlu tutulamayacağı, ancak davacının ödemiş olduğ…Mermer Ltd. Şti.’ne ait 2.255,73 TL elektrik borcuna ilişkin bedelden vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı …’nin sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, 39.128,00 TL’nin davalılardan (davalı …’nin ise bu miktarın 3.715,00 TL ‘sından sorumlu olmak kaydıyla) tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete karşı açılan davanın reddine, 2.255,73 TL’nin davalı …’den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, davacının ortağı olduğu davalı şirketlere ait ödediği vergi borcunun şirketlerden ve ortak ve temsilci olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı birleşen davada, ortağı olduğu davalı …’ne ait vergi borçların ödediğini ileri sürmüş ve buna ilişkin ödeme dekontları sunmuştur. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ödemelerin de davalı…Mermer Ltd. Şti.’nin vergi borcuna ait olduğu belirtilmiştir. Davacının sunduğu 27.04.2011 tarihli 22.383,06 TL bedelli, 27.04.2011 tarihli 2.090,00 TL bedelli ve 27.04.2011 tarihli 8.437,57 TL bedelli dekontların davalı …’nin vergi borçlarına ait olduğu ve davacı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davacının alacak miktarının yukarıda bahsedilen dekontların davalı …’nin borçlarına ilişkin olduğu nazara alınarak, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde birleşen davanın davalı … yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı …’nin temyiz itirazlarına gelince; asıl davada mahkemece davalı …’nin meydana getirdiği zararın ortaklığa ait bir zarar olup, davacı tarafından bizzat kendi adına talep edilemeyeceği belirtilmesine rağmen davacının ödediği vergi cezasına ilişkin miktardan davalı şirket temsilcisi …’nin de sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı, davalı …’nin ortak ve temsilci sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu belirterek dava açılmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, 22/07/1998 tarihli 4369 sayılı Kanun’un 21. maddesi ve 04/06/2008 tarihli 5766 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 35. maddesi uyarınca, limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Bu hükümden anlaşılacağı üzere şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından ortaklar hisseleri oranında sorumlu olacaklardır. Ancak bunun için kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Davacı tarafından ödenen kamu borcunun “şirketten tahsil edilip edilemeyeceği” hususu açıklığa kavuşturulmadan ve şirket ortaklarının sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan mümeyyiz davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Öte yandan, HUMK’nın 74.maddesi ve HMK’nın 26. maddesi uyarınca, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda birleşen davada davacı, davalı şirkete ait ödediği vergi borcunun rücuen tahsili isteminde bulunduğu halde, mahkemece davacının ödemiş olduğu davalı şirkete ait 2.255,73 TL elektrik borcunun davalı …’den tahsiline karar verilmiştir. Bu durum karşısında, mahkemenin taleple bağlı bulunduğu, HMK’nın 26. maddesi uyarınca talebi aşar şekilde karar veremeyeceği dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre davalı …’nin asıl davada vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalının asıl davada vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.